Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2012/6061 E. 2012/13540 K. 25.09.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/6061
KARAR NO : 2012/13540
KARAR TARİHİ : 25.09.2012

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki ipoteğin fekki davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

– K A R A R –
Davacı vekili kendisine asaleten ve müvekkiline vekaleten verdiği dava dilekçesinde; muris … ile davalı şirket arasında bayilik sözleşmesi imzalandığını, bu sözleşme kapsamında doğacak borçlara istinaden kendisine ait arsa üzerinde ipotek tesis edildiğini, davalı şirketin …’ dan olan alacağı için icra takibi başlattığını, icra takibine itiraz ettiklerini ve takibin durması üzerine İstanbul 4. Ticaret Mahkemesi’ nde itirazın iptali davası açıldığını, yargılama devam ederken muris …’ ın 23.03.2006 tarihinde vefat ettiğini, dava sonucunda davalı şirket alacağının 719-TL olduğunun tespit edildiğini, kesinleşen mahkeme kararı uyarınca alacak miktarının icra dairesindeki hesaba yatırıldığını, bayilik sözleşmesinin sona ermesi nedeniyle ipoteğin kaldırılması için davalı şirkete ihtarname tebliğ edilmesine rağmen ipoteğin kaldırılmadığını belirterek, ipoteğin kaldırılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiş, akabinde taraf teşkilinde hata yaptığını belirterek ıslah dilekçesi vermiştir.
Davalı vekili, davaya cevap vermemiş ve duruşmalara katılmamış olmakla birlikte, ilk mahkemenin görevsizlik kararı öncesinde verdiği beyanlarda, dava dilekçesinin asile tebliği gerekirken vekile tebliğ edilmiş olduğunu, ipotek akit tablosundaki yetki şartı uyarınca İstanbul Mahkemelerinin yetkili olduğunu, husumetin davalı şirket yerine yönetim kurulu başkanına yöneltildiğini, taşınmaz maliki sıfatıyla davacı sıfatının …’ a ait olacağını, muris …’ ın mirasçısı sıfatıyla davacı olarak gösterilen …’ ın bu davada aktif dava ehliyetinin bulunmadığını, avukat olan …’ ın kendisine vekaleten dava açmasının mümkün olmadığını, ayrıca murisin müvekkil şirketle olan ticari ilişkisi nedeniyle müvekkilinin alacağının olduğunu beyanla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, davacıların herhangi bir borcunun kalmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne ve dava konusu ipoteğin kaldırılmasına karar verilmiş, hüküm davalı vekilince temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenden alınmasına, 25.09.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.