YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/613
KARAR NO : 2012/7314
KARAR TARİHİ : 02.05.2012
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, takibe konu bonodaki imzanın müvekkiline ait olmadığını, ayrıca, davalı hakkında özel evrakta sahtecilik suçundan açılan kamu davasının Kula Asliye Ceza Mahkemesi’nin 2010/31 E.sayısında derdest olduğunu ileri sürerek takip dosyasına konu 10.000 TL. bedelli bono nedeniyle müvekkilinin borçlu olmadığının tespitine, davacı lehine %40 kötü niyet tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının müvekkilinden kiraladığı kahvehanenin kira borcu, vergi, sigorta, elektrik vb. borçlarından dolayı müvekkiline takip konusu bonoyu imzalayarak verdiğini ileri sürerek davanın reddini ve davalı lehine %40 kötü niyet tazminatına karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece yapılan yargılama sonunda toplanan delillere ve benimsenen bilirkişi raporuna göre; davalı … hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan açılan kamu davasında …. Asliye Ceza Mahkemesinde 2010/31 E. sırasında yapılan yargılamada alınan Adli Tıp Kurumunun raporunda dava konusu senetteki imzaların …, … ve Hasan Hüseyin Açıkgöz’ün eli ürünü olmadığının belirtildiği, ayrıca, Kula İcra Hukuk Mahkemesinin 2009/42 esas sayılı dosyasında da alınan bilirkişi raporuna göre senetteki imzaların davacının eli ürünü olmadığının tespit edildiği, daha önce alınan bu raporlarla yetinildiği, rapor içeriklerinin aksinin davalı tarafından yazılı bir delil ile ispat edilemediği gerekçesiyle davanın kabulü ile davacının takip konusu senet nedeniyle borçlu olmadığının tespitine, senet lehdarı olan davalının, senetteki imzanın davacı-keşidecinin eli ürünü olup olmadığını bilebilecek durumda iken kötü niyetli olarak davalının takip yapması nedeniyle davacı lehine %40 tazminata karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Menfi tespit davası kapsamında davaya konu senetteki davacı-keşideci imzasının davacıya ait olup olmadığı hususunda HMK’nın 211.(HUMK’nun 308-309 maddeleri) uyarınca bilirkişi raporu alınmadan kesinleşmemiş ceza dosyası kapsamında ve sınırlı yetkili İcra Hukuk Mahkemesince alınan raporlara dayanılarak karar verilmiş olması doğru görülmemiş, bu husus bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ : Yukarıda açıklanan nedenle hükmün davalı yararına BOZULMASINA, bozma nedenine göre sair temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, peşin harcın istek halinde iadesine, 02.05.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.