YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/6164
KARAR NO : 2012/14716
KARAR TARİHİ : 09.10.2012
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, davalı banka ile davadışı … Ltd.Şti. arasında ticari kredi sözleşmesi imzalandığını, müvekkilinin de bu sözleşmede müteselsil kefil olduğunu, borcun taksitleri ödenmediğinden davalının hesabı kat edip ihtarname gönderdiğini, akabinde de asıl borçlu şirket ve müvekkili hakkında İzmir 16 İcra Müdürlüğü’ nün 2007/2950 E. sayılı dosyasından icra takibi yaptığını, bu takip dosyasında … plakalı ve … plakalı iki aracın alacaklı bankaya teslim edildiğini, teslim edilen rehinli araçların tutarının 27.000-TL’ yi bulduğunu ve bu miktarın takip konusu alacağın tümünü karşılar nitelikte olduğunu, bu nedenle müvekkilinin kefil olarak davalıya hiçbir borcunun kalmadığını, buna rağmen davalı bankanın müvekkili hakkındaki icra takibine devam ettiğini belirterek, bahse konu icra takibi nedeniyle müvekkilinin davalı bankaya borcu olmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının genel ticari kredi sözleşmesinde müşterek borçlu müteselsil kefil olduğunu, kredi borcunun ödenmemesi üzerine hesabın kat edilerek ihtarname gönderilmesine rağmen borcun ödenmediğini, bu nedenle davadışı asıl borçlu şirket hakkında İzmir 16. İcra Müdürlüğü’ nün 2007/2949 E. sayılı dosyasında rehnin paraya çevrilmesi yolu ile takip yaptıklarını, kefiller hakkında da rehni aşan kısım için tahsilde tekerrür olmamak kaydı ile İzmir 16. İcra Müdürlüğü’ nün 2007/2950 E. sayılı dosyasında genel haciz yolu ile takip yaptıklarını, rehinli araçlardan … plaka sayılı aracın alıcı çıkmadığından satılamadığını, … plakalı aracın ise satıldığını ve buradan kredi borcuna 8.715,42 TL tahsilat gerçekleştiğini, tahsil edilen bu miktarın “tahsilde tekerrür olmaması” kaydı ile yapılan 2007/2950 E. sayılı icra dosyasından mahsup edileceğini, başka da tahsilat olmadığını, borcun tamamen ödenmediğini beyanla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, davanın açıldığı tarih itibariyle davacı bankanın alacağının tamamının ödenmediği, bu nedenle icra takiplerine devam edilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön ve hakkın kötüye kullanılması durumunun sözkonusu olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere ve özellikle BK.’nun 487. maddesi hükmü gözetilerek yazılı şekilde hüküm kurulmasında isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine 09.10.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.