YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/6281
KARAR NO : 2012/11622
KARAR TARİHİ : 11.07.2012
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı dava dilekçesinde, davalının elinde bulunan 25.07.2006 vade tarihli 50.000 USD bedelli senetteki borçlu imzasının kendisinin eli ürünü olmadığını ileri sürerek senetten dolayı davalıya borçlu olmadığının tespitine, senedin icra takibine konulması halinde %40 kötüniyet tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkili borçlu imzasının davacıya ait olduğunu, davacının borcunu ödememek için kötüniyetli olarak dava açtığını belirterek davanın reddine, %40 tazminata karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, davaya konu senette lehtar olarak gözüken davadışı …ün Ceza Mahkemesinde yapılan yargılaması sırasında alınan Adli Tıp raporunda davaya konu senetteki imzanın davacıya ait olmadığının belirlendiği, bu kişi ile ticari ilişkisi olan davalının senedi ciro yoluyla alıp yalnızca davacı aleyhine icra takibi yaptığına göre davalının dava dışı anılan kişi ile birlikte haraket ettiği ve kötü niyetli olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, icra takibinden dolayı davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine, %40 kötüniyet tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmiş, hüküm davalı vekilince temyiz edilmiştir.
1) Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2) Menfi tespit davasının kabulü halinde davacı borçlu lehine tazminata hükmedilebilmesi için borçluyu menfi tespit davası açmaya zorlayan takibin haksız ve kötüniyetli olması gerekir. Davalı, dava konusu senedi ciro yoluyla devralmış olup keşideci imzasının keşideciye ait olup olmadığını bilebilecek durumda değildir. Davalı … yönünden senet lehtarı ile el ve işbirliği içinde bulunduğu kanıtlanamadığından takipsizlik kararı verildiği anlaşılmaktadır. Davalının sadece keşideci hakkında takip yapması tek başına kötüniyetin varlığı için yeterli bir sebep olarak kabul edilemez. Davacı da davalının kötüniyetli olduğuna ilişkin başka delil sunmadığına göre tazminat talebinin reddi gerekirken yazılı gerekçe ile kabulünde isabet görülmemiştir.
SONUÇ:Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalnın diğer temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle hükmün davalı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 11.07.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.