YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/6501
KARAR NO : 2013/3309
KARAR TARİHİ : 21.02.2013
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün davalı vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde taraflardan kimse gelmemiş olduğundan incelemenin evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
-KARAR-
Davacı vekili, müvekkili banka ile dava dışı … Saç ve Metal Ürünleri İnşaat Nakliyat Gıda San. ve Tic. Ltd. Şti. (müşteri) arasında imzalanan Genel Nakdi Gayri Nakdi Kredi Sözleşmesi’ne istinaden kredi kullandırıldığını, bu krediye dava dışı … kefil olduğunu, ayrıca …’a konut kredisi kullandırıldığını, …’un bankaya doğmuş, doğacak tüm borçlarının (kefaletinin de) teminatını teşkil etmek üzere taşınmazı kaydına banka lehine ipotek tesis ettiğini, …’un sonrasında taşınmazı ipotekle yükümlü olarak davalıya devrettiğini, dava dışı asıl borçlu şirket ile …’un kredi borçlarını ödememeleri üzerine hesapların kat edilip, adı geçenlere ihtarname keşide edildiğini, borcun ödenmemesi üzerine …’un konut kredisi borcu ile dava dışı şirketin borcuna kefaletinden kaynaklanan banka alacağının tahsili için ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile icra takibine başlandığını, davalının borca itiraz ettiğini belirterek, davalının itirazının ipotek limiti esas alınarak iptaline, takibin devamına, %40 icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin taşınmazı satın aldığında üzerinde önceki malikin aldığı kredinin teminatı olmak üzere ipotek bulunduğunu, satın aldığından beri de bankaya olan taksitlere bağlanan ödemeleri yaptığını, ipoteğin sağlandığı teminatın önceki malikin başka borçlarını kapsayacak şekilde genişletilemeyeceğini bildirerek davanın reddi ile tazminata karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece 21.10.2010 günlü karar ile, davacı bankanın kısmen konut kredisine, kısmen de genel kredi sözleşmesine dayandığı, konut kredisi ile ilgili davanın tüketici mahkemesinde görülmesi gerektiğinden konut kredisi ile ilgili davada mahkemenin görevsizliğine, dava dilekçesinin görevsizlik nedeniyle kısmen reddine, genel kredi alacağı ile ilgili davanın dosyadan tefriki ile mahkemenin başka bir esasına kaydına karar verilmiş ve kaydedilen yeni esas numarası üzerinden iş bu temyize konu genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacakla ilgili olmak üzere yargılamaya devam olunmuştur.
Mahkemece genel kredi sözleşmesiyle ilgili yapılan yargılama sonunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosya içeriğinden ve akit tablosunda taşınmazın ilk maliki …’un ipoteği hem kendi borcu, hem de kefaletinden doğmuş veya doğacak borçlarının teminatı olarak tesis etmiş olduğu anlaşılmaktadır.
Hal böyle olunca mahkemece yapılması gereken iş ipoteğin tek olduğu gözetilerek öncelikle özel yasa hükümlerinin uygulanacağı göz önüne alınarak dosyanın bütün halinde görülmesi gerektiğinden genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan uyuşmazlık yönünden de tüketici mahkemesinin görevli olduğu dikkate alınarak görevsizlik kararı verilmesi gerekirken yazılı şekilde işin esası hakkında karar verilmesi doğru değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, peşin harcın istek halinde iadesine, 21.02.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.