Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2012/6527 E. 2012/10501 K. 26.06.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/6527
KARAR NO : 2012/10501
KARAR TARİHİ : 26.06.2012

MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı, davalı bankanın icra takibine konu ettiği kredi borcundan kesinlikle sorumlu olmadığını sahte imza ile kredi çekildiğini ileri sürerek, davalıya borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı taraf duruşmalara katılmamıştır.
Mahkemece yapılan yargılama, toplanan deliller benimsenen Adli Tıp Kurumu raporuna göre krediyi kullananın davacı olduğu sabit olmadığından davanın kabulüne, davacı …’nun 25.10.1999 tarih ve 1999/418 sayılı Tarımsal Krediler İkraz Sözleşmesi nedeniyle davalı bankaya borçlu olmadığının tespitine karar verilmiş, hüküm davalı vekilince temyiz edilmiştir.
1) Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere ve özellikle mahkemece alınan Adli Tıp Kurumu raporu içeriği ve dosya kapsamı gözetildiğinde sözleşmedeki imzanın davacıya ait olduğunun kanıtlanamamış olmasına göre, davalı vekilinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2) 492 sayılı Harçlar Kanunu’nun 5766 sayılı Kanunun11. maddesinin (ç) bendi ile değişik 123. maddesindeki harç istisnası yurtdışından alınacak kredilerin geri dönüşümü ile ilgili işlemlerle sınırlı olarak uygulanmaktadır. Yeniden yapılandırma ile ilgili 4603 sayılı kanunda öngörülen muafiyetin ise davalı bankanın davacı olduğu davalarda uygulanabileceği, anılan yasa hükmü gereğidir. Davalı bankanın somut olayda harçtan muaf olduğuna ilişkin yasal bir düzenleme bulunmamaktadır. Harç kamu düzenine ilişkin olduğundan re’sen gözetilmesi gerekir. Kamu düzeni, aleyhe bozma yasağı kuralının istisnalarındandır. Bu durumda mahkemece; davalı bankanın karar ve ilam harcı ile sorumlu tutulması gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ:Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 26.06.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.