YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/6543
KARAR NO : 2012/8712
KARAR TARİHİ : 23.05.2012
Mahkemesi :Sulh Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili; davalının kredi borcunu ödememesi üzerine alacağın tahsili için başlatılan takibe itiraz ettiğini belirterek, itirazın iptaline ve %40 tazminata karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili; davanın tüketici mahkemesinde görülmesi gerektiğini savunarak, görevsizlik kararı verilmesini istemiştir.
Mahkemece; alınan bilirkişi raporuna göre; davalının takip tarihi itibariyle 1.651,22 TL asıl alacak olmak üzere toplam 2.079,67 TL borcu bulunduğu, davalıya tebliğ edilen hesap özetine itiraz edilmediği ve hesap özetinin İİK.nun 68. madde kapsamında belge niteliği kazandığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davalının takibe itirazının kısmen iptaline, takibin 2.079,67 TL üzerinden devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine, davalının takip konusu asıl alacağın %40’ı oranında tazminata mahkum edilmesine, davacının reddedilen 374,24 TL asıl alacağın %40 oranında tazminata mahkum edilmesine karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
1- Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Davacı vekilinin temyiz itirazlarına gelince; davacı banka keşide ettiği kat ihtarnamesinde borcun ödenmesi için 24 saatlik süre vermiş, bu ihtarname davalıya 29.12.2009 tarihinde tebliğ edilmiştir. Tebliğ tarihine 24 saatlik süre eklendiğinde davalının temerrüde düştüğünün kabulü gerekirken tebliğ tarihinden itibaren 7 gün süre sonra temerrüde düştüğü kabul edilerek buna göre hesaplama yapan bilirkişi raporunun hükme esas alınması doğru olmadığı gibi, davacı banka kısmen de olsa alacaklı olduğu nedenle takibinde haksız ve kötü niyetli kabul edilemeyeceğinden aleyhine % 40 tazminata hükmedilmesi de doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddine, 2 nolu bentte açıklanan nedenlerle hükmün temyiz eden davacı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 23.05.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.