Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2012/6551 E. 2012/10502 K. 26.06.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/6551
KARAR NO : 2012/10502
KARAR TARİHİ : 26.06.2012

MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı, davalı bankadan kredi kullanmadığını, hiç bir krediye de kefil olmadığını, icra takibinin dayanağı sözleşmedeki imzanın kendisine ait olmadığının ileri sürerek borçlu olmadığını tesbitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili mazeret bildirerek duruşmalara katılmadığı gibi cevap dilekçesi de vermemiştir.
Mahkemece yapılan yargılama, toplanan deliller, benimsenen Adli Tıp Kurumu raporuna göre, sözleşmedeki imza davacının eli ürünü olmadığından, davalı banka kredi kullandırdığını ispatlayamadığından davanın kabulüne, davacının 26.10.1999 tarih 1999/332 sayılı tarımsal krediler ikraz sözleşmesi nedeniyle davalı bankaya borçlu olmadığının tesbitine karar verilmiş, hüküm davalı vekilince temyiz edilmiştir.
1) Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere ve özellikle mahkemece alınan Adli Tıp Kurumu raporu içeriği ve dosya kapsamı gözetildiğinde sözleşmedeki imzanın davacıya ait olduğunun kanıtlanamamış olmasına göre, davalı vekilinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2) 492 sayılı Harçlar Kanunu’nun 5766 sayılı Kanunun11. maddesinin (ç) bendi ile değişik 123. maddesindeki harç istisnası yurtdışından alınacak kredilerin geri dönüşümü ile ilgili işlemlerle sunulu olarak uygulanmaktadır. Yeniden yapılandırma ile ilgili 4603 sayılı kanunda öngörülen muafiyetin ise davalı bankanın davacı olduğu davalarda uygulanabileceği, anılan yasa hükmü gereğidir. Davalı bankanın somut olayda harçtan muaf olduğuna ilişkin yasal bir düzenleme bulunmamaktadır. Harç kamu düzenine ilişkin olduğundan re’sen gözetilmesi gerekir. Kamu düzeni, aleyhe bozma yasağı kuralının istisnalarındandır. Bu durumda makkemece; davalı bankanın karar ve ilam harcı ile sorumlu tutulması gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ:Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 26.06.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.