YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/6943
KARAR NO : 2012/10728
KARAR TARİHİ : 28.06.2012
Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki birleşen itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı asıl davanın reddine birleşen 519 esas sayılı dosya yönünden davanın konusu kalmadığından esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Mahkemece asıl davanın icra dairesinin yetkisizliği nedeniyle reddine, birleşen dava hakkında ise asıl davada verilen kararla konusuz kaldığından esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına dair 23/12/2010 tarihli karar davacı vekilinin temyizi üzerine Dairemizin 07/06/2011 tarih 2011/5571 E. 2011/7609 K. Sayılı kararı ile yetkili mahkeme ve icra dairelerinin … olduğu gözetilerek işin esasına girilmesi gerektiği gerekçesi ile bozulmuştur.
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda toplanan delillere ve benimsenen bilirkişi raporuna göre davacının kefil olduğu 05/09/2006 tarihli genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan kredi borcunun tamamen kapatıldığı ve davacının sonradan düzenlenen 01/08/2007 tarihli sözleşmeyi kefil olarak imzalamadığı, ikinci sözleşmenin ilk sözleşmeden bağımsız olarak düzenlenmiş yeni bir sözleşme olduğu ve takip konusu alacağın da ikinci sözleşmeden kaynaklanan kredi alacağına ilişkin bulunduğu, davacının ilk sözleşmede B.K.nun 493 ve 494. maddeleri ile tanınmış haklardan feragat etmesinin somut olayda uygulama imkanının bulunmadığı ve davacının takip konusu edilen kredi alacağından sorumlu tutulamayacağı, davalı bankanın kötüniyetli olduğunun kanıtlanamadığı gerekçesiyle asıl dava yönünden davanın ve davalının kötüniyet tazminatı talebinin reddine, birleşen davanın konusu kalmadığı gerekçesiyle esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına ve davalının vekalet ücreti ile sorumlu tutulmasına karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
1- Asıl dava yönünden dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Birleşen dava yönünden dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere göre, davacı vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
3- Birleşen dava yönünden davalı vekilinin temyiz itirazlarına gelince, davacı tarafından asıl davada, icra takibine borçlunun itirazı nedeniyle duran takibin devamı ile borçlunun itirazının iptali talep edilmiş olup, bu talep içerisinde icra dairesinin yetkisine yapılan itirazın iptali istemi de yer almaktadır. Bu sebeple davacının ayrıca davalı borçlu tarafından icra dairesinin yetkisine yönelik itirazının iptali için bir itirazın iptali davası açmasında hukuki yararı bulunmamaktadır. Mahkemece yapılan bu açıklamalar gözetilerek hukuki yarar yokluğu nedeniyle davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir.
SONUÇ: Yukarıda (1) ve (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının REDDİNE, (3) nolu bentte açıklanan nedenlerle hükmün davalı yararına BOZULMASINA, bozma sebebine göre davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin harçların istek halinde iadesine, 28.06.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.