YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/7103
KARAR NO : 2012/14903
KARAR TARİHİ : 11.10.2012
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, davalının müvekkili aleyhine icra takibi yaptığını, takip dayanağı senetteki imzanın müvekkiline ait olmadığını, takibe konu borcun tümüyle ödendiğini, davalının sahte senet ile haksız icra takibine geçmesinin davacının kişilik haklarına saldırı niteliğinde olduğunu iddia ederek borçlu olmadıklarının tespiti ile bononun iptaline, yapılan ödemelerin ödeme tarihlerinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan istirdadına, 10.000 TL.manevi tazminatın yasal faizi ile tahsiline ve davalının kötüniyet tazminatına mahkum edilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevabında, davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Davacı vekili, 02.04.2011 tarihli dilekçesinde ödeme yapmadıklarını, bu doğrultuda işlem yapılmasını istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma, toplanan delillere ve Adli Tıp Kurumu Başkanlığı’nın raporuna göre takip ve dava konusu bonodaki imzanın davacının eli ürünü olmadığı, davalının takibinde kötüniyetli olduğu, davacı dava dilekçesinde bono bedelinin ödendiğini ve istirdadını talep ettiklerini bildirmiş ise de sonradan sunduğu dilekçesinde dosya numaralarının karıştırıldığını, dava konusu takip nedeni ile herhangi bir bedel ödenmediğini bildirdiğinden istirdat talebinin reddi gerektiği, manevi tazminata ilişkin koşulların oluşmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
1-Davalı vekili 28.02.2012 tarihli katılma yoluyla temyiz dilekçesinde hükme ilişkin itirazlarını da belirterek kararı temyiz etmiş ise de söz konusu dilekçe temyiz defterine kaydedilmemiş olduğu gibi harcın da yatırılmadığı anlaşıldığından davalının vekilinin temyiz isteminin bu nedenle reddi gerekmiştir.
2-Davacı vekilinin temyizine gelince; Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz isteminin reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile hükmün ONANMASINA, fazla yatırılan peşin harcın istek halinde iadesine, 11.10.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.