Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2012/7232 E. 2012/11211 K. 05.07.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/7232
KARAR NO : 2012/11211
KARAR TARİHİ : 05.07.2012

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının bozma kararına uyularak yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

– K A R A R –
Mahkemece davanın kısmen kabulüne dair 06/04/2009 tarihli karar taraf vekillerinin temyizi üzerine Dairemizin 11/10/2010 tarih 2010/206 E. 2010/11076 K. sayılı kararı ile “Kural olarak havale bir ödeme vasıtası olup, mevcut bir borcun tediyesine yönelik olarak yapıldığının kabulü gerekir. Havalenin başka bir amaçla yapıldığını iddia eden davacının havale dekontuna bunun sebebini açıkça yazdırması gerekir. Somut olayda, davacı havale yoluyla gönderdiği paranın davalıya ödünç olarak verildiğini iddia etmiş, davalı ise davacıdan olan alacağının bu havale yoluyla tahsil edildiğini belirterek, aksini iddia eden davacının iddiasını ispatlaması gerektiğini bildirmiştir. Bu durumda mahkemece karinenin aksini iddia eden davacının iddiasını ispat etmekle yükümlü olduğu, başka bir anlatımla ispat külfetinin davacıda olduğu düşünülmeden ispat yükünün belirlenmesinde yanılgıya düşülerek yazılı şekilde hüküm kurulması doğru değildir.” gerekçesi ile bozulmuştur.
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda dava konusu havale bir ödeme vasıtası olup, mevcut bir borcun tediyesine yönelik olarak yapıldığının kabul edilmiş olmasına ve bunun aksinin davacı tarafından kanıtlanamadığı gerekçesi ile davanın ve % 40 kötü niyet tazminat talebinin reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı doğrultusunda inceleme yapılıp hüküm verilmiş olmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan ve yerinde olmayan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Davacı tarafça dava dilekçesinin delil kısmında yemin deliline dayanılmış olup davacıya yemin hakkı hatırlatılarak varılacak uygun sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulmasında isabet görülmemiştir.
SONUÇ : Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle hükmün temyiz eden davacı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 05.07.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.