YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/7243
KARAR NO : 2012/15865
KARAR TARİHİ : 05.11.2012
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki karşılıklı menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı asıl davanın reddine karşı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı-davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, müvekkilinin 04.04.2003 tarihinden itibaren davalıdan muhtelif tarihlerde mal aldığını, 06.01.2004 tarihine kadar davalıdan gerek aldığı gerekse alacağı mallara karşılık ödemeler yaptığını, bu arada dava konusu olan 10.06.2003 vadeli 6.000 TL ve 30.05.2003 vadeli 6.000 TL bedelli bonoların da ciro edilmek suretiyle davalıya verildiğini, 30.05.2003 vadeli bononun vadesinde ödenerek keşidecisi tarafından teslim alındığını, 10.06.2003 vade tarihli bononun ise vadesinde keşidecisi tarafından ödenmediğini, bilahare müvekkilince gerek kendi kasasında gerekse keşidecinin gönderdiği paralardan ödemeler yapılarak senet borcunun ödendiğini, davalının bu senedi yırtacağını söylemesine rağmen daha sonradan takibe koyduğunu, sözkonusu senet nedeniyle gerek müvekkilinin gerekse keşidenin davalıya borcu bulunmadığını, konya 1. Sulh Hukuk Mahkemesince yapılan tespit işleminde müvekkilinin davalıdan 1.506,64 TL alacaklı olduğunun anlaşıldığını belirterek müvekkilinin takibe konu senet nedeniyle davalıya borçlu olmadığının tespitine ve takibin iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının borcunu ödemediğini, ödeme iddiasının makbuzla ispatlanması gerektiğini, davacının yaptırdığı tespit sonucu hazırlanan raporu kabul etmediklerini, müvekkilinin davacıya 63.000 TL’den fazla tutarda fatura düzenlediğini, müvekkilinin cari hesap ekstresinde ise 57.339 TL. Davacı ödemesi gözüktüğünü bu durumun 6.000 TL’lik bononun ödenmediğini gösterdiğini bildirerek davanın reddini istemiştir. Davalı vekili karşı davasında 10.06.2003 vade tarihli bono dolayısıyla 6.000 TL alacaklarının bulunduğunun tespitiyle bu tutarın vade tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Mahkemece, toplanan delillere ve bilirkişi raporuna göre, davacının dava konusu bonoyu ödediğini ispat edemediği gerekçesiyle asıl davadaki menfi tespit isteminin reddine, davacı tarafından Konya 1. İcra Hukuk Mahkemesinin 2005/1398 esas ve 2005/1157 karar sayılı ilamıyla davaya konu takibin davacı yönünden iptal edildiği, bu durumda takibin iptalini istemek için davacının hukuki yararı bulunmadığı gerekçesiyle de takibin iptali isteminin reddine; davacının bono bedelini ödediğini ispatlayamadığı ve bonodaki ciranta imzasını inkar etmediği gerekçeleriyle de davalının karşı davasının kabulüne, 6.000 TL’nin davacıdan tahsiline karar verilmiş, hüküm davacı-karşı davalı vekilince temyiz edilmiştir.
Davacı, taraflar arasında ticari ilişki bulunduğunu, bu ilişki sırasında verilen bono bedelini ödediğini iddia etmiş ve yapmış olduğu ödemelerin belirlenmesi için talebi doğrultusunda Konya 2. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2005/3321 nolu Değişik iş dosyasında davalı şirketin bilgisayar kayıtları üzerinde inceleme yapılmış, tespit işlemi sırasında davalı şirket yetkilisi de hazır bulunmuştur. Tespit işlemi sonucunda alınan bilirkişi raporunda, davalı kayıtlarında davacı ödemesi olarak 69.039,15 TL’nin gözüktüğü bildirilmiştir. Davalı yan tespit raporunda gözüken ödemelere karşı açık bir beyanda bulunmamış, sadece raporun yanlı ve çelişkili olduğunu bildirmiştir.
Bu durumda mahkemece yapılması gereken iş, davalı yana, kendi bilgisayarında kayıtlı cari hesap ektresinde davacı ödemesi olarak gözüken kayıtların açıklattırılması ve tespit bilirkişisinin verdiği raporda davacı ödemesi olarak saptanan ödemelerin kabul edilmemesinin gerekçelerinin karar yerinde tartışılarak varılacak uygun sonuç dairesinde bir karar vermekten ibarettir. Açıklanan bu yönler gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması doğru değildir.
SONUÇ:Yukarda açıklanan nedenlerle hükmün davacı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 05.11.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.