Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2012/7396 E. 2012/12778 K. 12.09.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/7396
KARAR NO : 2012/12778
KARAR TARİHİ : 12.09.2012

Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki menfi tespit-istirdat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

– K A R A R –

Davacı vekili, müvekkilinin arkadaşı dava dışı …’in davalıdan satın aldığı araç karşılığında müvekkilinin de kefil sıfatı ile imzasının bulunduğu boş senedin davalıya verildiğini, davalının senedi 25.000 TL. olarak doldurarak haksız olarak icra takibine konu yaptığını, müvekkilinin icra baskısı ile bir takım ödemeler yaptığını, satış konusu aracın devri de verilmediğinden senedin bedelsiz kaldığını ileri sürerek müvekkilinin borcu olmadığının tespitine, haksız olarak tahsil olunan 28.500.00 TL.’nin tahsil tarihinden işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan istirdatına, %40 kötü niyet tazminatının tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, İİK’nun 72. maddesindeki hak düşürücü süre dolduktan sonra bu davanın açıldığını belirterek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece yapılan yargılama, toplanan deliller neticesinde, dava konusu bonoya dayalı olarak girişilen icra takip dosyasında 31.10.2005 tarihinde yapılan haciz sırasında davacı-borçlunun borcu kabul edip ödeme taahhüdünde bulunduğu, 09.05.2007 tarihli protokolde de borcun bir kısmının ödendiği ve bakiyenin ödeme planına bağlandığı, bu durumda davacının borcu kabul ve ödeme taahhütleri ile bağlı olduğu takip konusu borç tamamen ödenip kapatılmadığından davalının zamanaşımı def’inin yerinde olmadığı gerekçeleri ile davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere ve özellikle davacının 31.10.2005 tarihli kabul beyanı gözetilerek yazılı şekilde karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, 12.09.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.