Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2012/7559 E. 2012/13408 K. 24.09.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/7559
KARAR NO : 2012/13408
KARAR TARİHİ : 24.09.2012

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki menfi tespit davasının bozma kararına uyularak yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

– K A R A R –

Dava, keşide tarihi tahrif edilerek hazırlanmış çek ile yapılan takip ve çek nedeniyle borçlu olunmadığının tespiti ile takibin iptali istemine ilişkindir.
Davalı vekili davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, dava konusu çekin keşide tarihi üzerinde tahrifat yapılması nedeniyle ibrazın süresinde olmadığı, bu nedenle çek vasfını taşımadığı, bu çeke dayanılarak kambiyo senetlerine mahsus yolla takip yapılamayacağı gerekçeleriyle icra takibi nedeniyle davacının borçlu olmadığının tespitine, çek nedeniyle borçlu olmadığının tespitine ilişkin talebin ise, davacının hukuki yararı olmadığından reddine dair verilen karar Dairemizin 01.06.2010 tarih, 2009/9371 E ve 2010/6779 karar sayılı ilamı ile; mahkemece takibin iptaline karar verilmesi doğru ise de hukuki yarar yokluğundan menfi tespit davasının reddedilmesinin doğru olmadığı, zira tahrifata konu çekten ötürü davacı hakkında kambiyo senetlerine mahsus takip yapılmasa da, her zaman genel haciz yoluyla takip yapılabileceği gibi, dava da açılabileceği, bu bakımdan mahkemece menfi tespit davası bakımından esasa ilişkin bir karar verilmesi gerektiği gerekçeleriyle bozulmuştur.
Mahkemece, davalı alacaklı vekilinin temyizinin kapsamı ve borçlu vekilinin kararın onanmasını isteyerek temyiz etmemesi karşısında menfi tespit davasının reddine ilişkin hükmün kesinleştiği, davalı alacaklı vekilinin vekalet ücretine hasren temyiz isteminde bulunmasına karşın, Dairece işin esası yönünden kesinleşmiş olan kararın bozulmasına olanak bulunmadığı gerekçesiyle önceki hükümde direnilmiştir.
Hükmün, davalı vekilince temyizi üzerine, Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 07.03.2012 tarih, 2011/19-799 Esas, 2012/128 Karar sayılı ilamı ile , mahkemenin kısmi redde ilişkin kararının aleyhine olan davacı yanca temyiz edilmemekle davacı yönünden kesinleştiği, davalının temyizinin de sadece kendisi aleyhine olan vekalet ücretine hükmedilmemesine yönelik olmakla, işin esasının da davalı yönünden kesinleştiği, davalı tarafın dilekçesinde yer verdiği “resen görülecek nedenler” açıklamasının kendisinin aleyhine olacak hususları kapsadığının düşünülemeyeceği, somut olayda kamu düzenine aykırılığa ilişkin bir hal de söz konusu olmadığından, davacı tarafın aleyhine verilen kararı temyiz etmemekle davalı tarafın lehine gerçekleşen usulü kazanılmış hakkın Yargıtay’ca gözetilmesi gerektiğinden mahkemenin direnme kararının yerinde olduğu gerekçeleriyle dosya davalı vekilinin reddedilen kısım yönünden vekalet ücretine yönelik temyiz itirazlarının incelenmesi için Dairemize gönderilmiştir.
Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere göre, davalı vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenden alınmasına, 24.09.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.