Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2012/7655 E. 2013/2228 K. 06.02.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/7655
KARAR NO : 2013/2228
KARAR TARİHİ : 06.02.2013

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün davacılar vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacılar vek.Av…. ile davalı vek.Av. … gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
-K A R A R-
Davacılar vekili, müvekkillerinin murisi …’ın … adına trafikte kayıtlı … plakalı aracı harici satışla davalıya sattığını, satım esnasında araç üzerindeki rehinden kaynaklanan borçtan sorumlu olan muris …’in aracı satın alan davalı adına teminat amaçlı 28.000 TL bedelli bir senet düzenleyip verdiğini, ancak araç üzerindeki rehin şerhi kaldırıldığı zaman bononun keşideci … ’a şartsız olarak iade edileceği ve hükümsüz kalacağı hususlarının muris … ile davalı arasında düzenlenen 24.07.2007 tarihli protokolde açıkça kararlaştırılmış olduğunu, … Tüketici Finansmanı AŞ.’nin … Trafik Tescil Şb. Müdürlüğü’ne yazdığı ve Beyoğlu 46.Noterliği’nin 25.03.2011 tasdik tarihli yazısından da anlaşılacağı üzere araç üzerindeki rehin şerhinin kaldırıldığını ve böylece bononun hükümsüz kaldığı ve iadesi gerektiği halde müvekkili aleyhine bu bonoya dayalı olarak Konya 7.İcra Müdürlüğü’nün 2011/2884 sayılı icra takibine girişildiğini, oysa müvekkillerinin davalıya herhangi bir borcu bulunmadığını ileri sürerek borçlu olmadıklarının tespitine, %40 kötü niyet tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, taraflar arasında trafikte davadışı … adına kayıtlı … plakalı aracın haricen satışı konusunda anlaşma yapıldığını, ancak araç üzerinde rehin bulunduğu gibi tedbirlerin de yer aldığını, bu nedenle noter satışının gerçekleştirilemediğini, dava konusu senedin müvekkilinin davacıya ödediği 28.000 TL.yi teminat altına almak için düzenlendiğini, taraflar arasındaki protokol hükümlerinin başka türlü yorumlanamayacağını savunarak davanın reddine ve %40 tazminatın davacıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, yapılan yargılama ve toplanan delillere göre; taraflar arasında düzenlenen 24.07.2007 tarihli protokol uyarınca 28.000 TL bononun teminat olarak davalıya verildiği, aracın rehin borcu kapandığı zaman muris …’a bononun iade edileceği ve hükümsüz kalacağının kararlaştırıldığı, aracın trafik tescil kayıtlarına göre icra takibinden ve dava tarihinden sonra 14.06.2011 tarihinde araç üzerindeki rehin kayıtlardan silinmiş olduğu ve bu durumda icra takibinin yapıldığı tarih itibariyle araçtaki rehnin henüz devam ettiği ve bononun hükümsüz kalmadığı, her ne kadar davacılar vekili dosyaya ibraz edilen 24.03.2011 tarihli yazı ile rehin şerhinin kaldırılmasının trafik şube müdürlüğünden talep edildiği ve böylece anılan protokol uyarınca bononun hükümsüz kaldığını iddia etmiş ise de rehnin trafik kaydından silinmesinin takip ve davadan sonra olması ve araçtaki ihtiyati tedbirlerin de kaldırılmamış bulunması dikkate alınarak davacının davasını ispatlayamadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacılar vekilince temyiz edilmiştir.
Davalı ile davacıların murisi arasında 24.07.2007 tarihli protokolün yapıldığı hususu ihtilafsızdır. Anılan protokolün 4.maddesi “İşbu satışla ilgili olarak …, …’e tanzim tarihi, vade kısmı boş olan 28.000 YTL bedelli bonoyu teminat olarak vermiştir. Aracın rehin borcu kapandığı zaman işbu bono …’a şartsız olarak iade edilecek ve bono hükümsüz kalacaktır” hükmünü içermektedir. Davalı, bu protokol gereği teminat olarak verilen bonoya dayalı takip yapmış, protokolü satıcı olarak imzalayan … mirasçıları da bu bonoya dayalı takip nedeniyle borçlu olmadıklarının tespitini istemiştir.
Dava tarihi, 24.05.2011’dir. Protokolün 4.maddesindeki rehnin kaldırılmasına ilişkin yazı 24.03.2011 tarihli olup, Beyoğlu 46.Noterliğince 25.03.2011 tarihinde onaylanmıştır. Anılan tarihler dikkate alındığında rehnin kaldırılması belgesi davadan önce alınmış ise de, bu belgenin davalıya ibraz edilip edilmediği dosya içeriğinden anlaşılamamaktadır. Bu belge ile trafik kaydındaki rehin 17.06.2011 tarihinde bir başka anlatımla yargılama sırasında kaldırılmıştır.
Yukarıda yapılan açıklamalardan da anlaşılacağı üzere takip konusu bono rehnin kaldırılmasının teminatıdır. Rehin de davadan sonra kaldırıldığından konusu kalmayan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmeli, dava tarihindeki haklılık durumuna göre yargılama giderlerine ve avukatlık ücretine hükmedilmelidir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün davacılar yararına BOZULMASINA, vekili Yargıtay duruşmasında hazır bulunan davacılar yararına takdir edilen 990.00.-TL. duruşma vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacılara ödenmesine, peşin harcın istek halinde iadesine, 06.02.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.