Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2012/7887 E. 2012/15155 K. 16.10.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/7887
KARAR NO : 2012/15155
KARAR TARİHİ : 16.10.2012

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının bozma kararına uyularak yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Mahkemece davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen 25.01.2010 tarihli ilk hüküm davalının temyizi üzerine Dairemizin 2010/12996 E.-2011/8049 K. ve 15.06.2011 tarihlikararı ile davalı yararına bozulmuştur. Hükmüne uyulan bozma ilamında, “Davacı şirket ile davadışı …Ltd.Şti.arasında akdedilen ve davalının müşterek borçlu, müteselsil kefil sıfatıyla imzaladığı Kredi Tüketici Finansmanı A.Ş. Kredi ve Rehin Sözleşmesi’nin 12.maddesinde “… alan tüketiciye başvurmadan kefil veya kefillerden borcun ifasını talep edemez.” denilmektedir. Mahkemece anılan sözleşme hükmünün gözetilerek varılacak uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi gerekirken yanılgılı gerekçeyle yazılı şekilde hüküm tesisinde isabet görülmemiştir. Açıklanan nedenlerle hükmün davalı yararına bozulmasına” denilmiştir.
Mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılamada, bozma ilamından sonra taraflar arasında imzalanan ibra protokolüne de değinilerek, öncelikle asıl borçluyu takipten sonra takibin semeresiz kalması halinde davalıya başvurulabileceği, önceki mahkeme kararı ve takibin artık dayanağı kalmadığından davalının bunlarla ilgili olarak yaptığı protokolün de hükümsüz olduğu, dayanağı kalmayan hükmün icrası nedeniyle yaptığı ödemelerin de bir dayanağı kalmadığı belirtilerek itirazın iptali isteminin reddine, hüküm kapsamında davacı tarafa davalının ödediği paranın ve vekalet ücretinin de iadesine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Taraflar arasında 31.05.2011 tarihinde protokol düzenlenmiş olup, bu protokol uyarınca bir karar verilmesi gerekirken, davalının cebri icra tehdidi altında olduğu kabul edilerek protokol hükümleri dikkate alınmadan yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır. Mahkemece açıklanan yönler gözetilmeden davanın reddine karar verilmesi isabetsiz olup, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün davacı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 16.10.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.