YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/7909
KARAR NO : 2013/3567
KARAR TARİHİ : 26.02.2013
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün davacılar vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacılardan … ve davacılar vek. Av. … ile davalılardan Serhat Nur Mahmutoğullları’nın gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanarak hazır bulunan asil ve avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
-KARAR-
Davacılar vekili müvekkili … Ltd. Şti.nin imzaladığı Genel Kredi Taahhütnamesinde, davacılar … Media Ltd Şti. … ve …’in kefil olduklarını, davacı …’in kefalet yönünden imzası olmadığından, husumet itirazında bulunduklarını, davacı … ise taşınmazı satış yolu ile alan kişi bulunduğunu, kredi borcu zamanında ödenmeyince davalı banka ile anlaşıldığını, 86.274,55 TL paranın yatırılması halinde ipoteğin fekedileceği ve icra işlemlerinin sona erdirileceği konusunda mutabakata varıldığını, taşınmazın satılarak kararlaştırılan bedelin davalı bankaya ödenmesine rağmen ipoteğin kaldırılmadığını ve takiplerin devam ettiğini ileri sürerek, ödeme nedeniyle borçlu olmadıklarının tespiti ile ipoteğin fekkine ve davacılar … ile … lehine 4000’er TL manevi tazminata karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacı … şirketine kullandırılan kredi için mülkiyeti … ve …’e ait 06.12.2007 tarihli 125.000 TL bedelli ipotek tesis edildiğini, taşınmazı alan davacı …’nin ipotek limiti kadar sorumlu olduğunu, davacı firmaların borcu 30.03.2009 tarihinde 86.274,55 TL olarak ödemek istediklerini, alıcının satış bedelini … Katılım Bankasından çekeceği kredi ile ödeyeceğinden ipoteğin kaldırılması ile ilgili yazı verilmesinin talep edilmesi üzerine dava dışı bankaya 25.03.2009 tarihinde yazı yazıldığını ancak paranın kararlaştırılan 30.03.2009 tarihinde yatırılmadığından anlaşmanın hükümsüz kaldığını belirterek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, dosya kapsamı, bilirkişi raporuna göre 30.03.2009 tarihinde firma tarafından imzalandığı beyan edilen ödeme taahhüdünün ne olduğu ve kapsamının neleri içerdiğine dair belge bulunmadığı için 30.03.2009 tarihli protokole uyulup uyulmadığı belirlenemediği ve talep şartları gerçekleşmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacılar vekilince temyiz edilmiştir.
Davacı yan, davalı bankaya olan kredi borçlarının ödendiğini, bu nedenle borçlu olmadıklarının tespitini, kredi teminatı olarak verilen ipoteğin fekki ile tazminat talebinde bulunmuştur. Davalı bankanın, dava dışı Katılım Bankasına yazdığı 25.03.2009 tarihli belgedeki 30.03.2009 tarihinin davacıların davalı bankaya taahhüt ettikleri ödeme tarihi olarak kabul edilmesi gerekir. Davacılar, bu belgede belirtilen 30.03.2009 tarihine kadar kararlaştırılan kredi borcunu ödememişler, 13.04.2009 tarihinde 3800 TL 17.04.2009 tarihinde 82.400 TL ve yine aynı tarihte 75 TL olarak toplamda 86.275 TL miktarı 3 bölüm halinde anılan belgede gösterilen Akbank İçerenköy Şubesi 570/88888 numaralı bloke paralar hesabına yatırmışlardır. Davalı banka cevap dilekçesinde bu hususu “Bu defa borçlu Re-Man ve ve … Media firması hesabına mahsuben 17.04.2009 tarihinde 86.275 TL ödeme yapmıştır” diye belirtmiştir. Ayrıca bu durum, dosya içinde taraflarca karşılıklı keşide edilen ihtarnameler ve davalı bankanın … Katılım Bankası A.Ş.’ne çektiği 17.04.2009 tarihli ihtarnamesi ile de sabittir.
Hal böyle olunca, ödenen miktarların ödeme tarihlerine göre, davalı bankaya olan kredi borcundan mahsup edilerek, bankanın alacağına ödeme tarihlerine kadar faiz talep edebileceği gözetilip, son ödeme tarihi olan 17.04.2009 tarihinde davacıların davalı bankaya, ödemeler dışında bakiye borcu kalıp kalmadığının alınacak uzman bilirkişi raporu ile saptanarak, bundan sonra davacıların yukarıda gösterilen her bir talebi hakkında bir karar verilmesi gerekirken bu yönler gözetilmeden yeterli açıklamayı içermeyen bilirkişi raporunun hükme esas alınarak yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün temyiz eden davacılar yararına BOZULMASINA, vekilleri Yargıtay duruşmasında hazır bulunan davacılar yararına takdir edilen 990 TL duruşma vekalet ücretinin davalı bankadan alınarak davacılara verilmesine, peşin harcın istek halinde iadesine, 26.02.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.