YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/7912
KARAR NO : 2012/15210
KARAR TARİHİ : 17.10.2012
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde …, … ve … tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı banka vekili, dava dışı müteveffa İsmail Rauf Kılıç arasında imzalanan iki adet genel kredi sözleşmeleri imzalandığını, bu sözleşmelerden 28.02.2006 tarihli Genel Kredi Sözleşmesini davalılardan …’un, 25.03.2006 tarihli sözleşmeyi ise davalılar …, … ve … Ltd. Şti.’nin müşterek borçlu-müteselsil kefil sıfatıyla imzaladıklarını, davalı-borçlulara kat ihtarnamesi gönderilmiş olmasına rağmen kredi borcunun ödenmediğini ileri sürerek başlatılan ilamsız icra takibine davalılar tarafından yapılan itirazın iptali ile takibin devamına, %40 icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılardan …, … Ltd. Şti. ve … cevap dilekçelerinde özetle; davanın süresi içinde açılmadığı ileri sürülmüş, davalıların ikametgahının Yenice ‘de bulunduğundan bahisle Yenice Mahkemesinde açılması gerektiğine dair yetki ilk itirazında bulunulmuş, ayrıca, davacı bankanın söz konusu genel kredi sözleşmelerinden doğan alacağını tahsil etmek için dava dışı-asıl borçludan senet aldığını ve bu senet nedeniyle de ayrıca 2. bir icra takibi yaptığını, dolayısıyla davacı bankanın mükerrer tahsil yoluna gittiğini, takip talebinde talep edilen faiz miktarı ile oranının fahiş olduğunu, davanın reddi gerektiğini savunarak davacı aleyhine %40 kötü niyet tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı … cevap süresi içinde cevap dilekçesini sunmamış, bununla birlikte 27.05.2009 tarihli dilekçesinde sözleşmenin yapıldığı Devrek veya ikametgahının bulunduğu Yenice Mahkemelerinin yetkili olduğundan bahisle yetki ilk itirazında bulunmuş, ayrıca, aynı alacak için hem ilamsız icra takibi başlatıldığını hem de borcun %20 fazlasının teminat altına alındığı senede istinaden kambiyo senetlerine özgü icra takibi başlatıldığını, dolayısıyla mükerrer takip yapıldığını, takip talebinde talep edilen faiz miktarı ile oranının fahiş olduğunu, davanın reddi gerektiğini savunarak davacı aleyhine %40 kötü niyet tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı … vekili cevap süresi içinde cevap dilekçesini sunmamış, bununla birlikte 12.10.2009 tarihli cevap dilekçesinde; davanın 1 yıllık süre içinde açılmadığını, kefil sıfatıyla sözleşmede imzası bulunan müvekkilinin imza aşamasında sözleşmedeki kefalet limiti hanesine 10.000 TL. yazıldığını, ancak mahkemeden alınan sözleşme örneğinde kredi limitinin 22.900,00 TL. olarak yazılmış olduğunun görüldüğünü, müvekkilinin imzasının ve kimlik bilgilerinin bulunduğu sayfadaki bilgiler ile kredi limitinin yazılı olduğu sayfanın aynı kalem ürünü olup olmadığı hususunda inceleme yaptırılarak Adli Tıp Kurumu’ndan rapor alınması gerektiğini, kaldı ki müvekkilinin ve davacı bankanın imzasının bulunduğu “Taksit Tutarı Detayı” başlıklı geri ödeme planında da anapara ve faiz miktarı ile birlikte ödenecek taksit toplamının 9.500,00 TL. olduğunu, geri ödeme planının tarihinin de genel kredi sözleşmesinin tarihi olan 28.02.2006 tarihi ile aynı olduğunu, açılan davanın reddi gerektiğini savunarak davacı aleyhine %40 tazminata karar verilmesini talep etmiştir.
Diğer davalılar cevap dilekçesini sunmamışlar, duruşmalara katılarak beyanda da bulunmamışlardır.
Mahkemece yapılan yargılama sonunda toplanan delillere göre ve benimsenen bilirkişi raporuna göre; davacı bankanın dava ve takip konusu 2 adet genel kredi sözleşmesi nedeniyle davalılardan alacaklı olduğunun anlaşıldığı gerekçesiyle davanın kabulü ile davalılar tarafından yapılan itirazın iptali ile takibin devamına, %40 icra inkar tazminatının davalılardan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş, hüküm davalılar …, … ve … tarafından temyiz edilmiştir.
Uyuşmazlık, İİK’nın 67. maddesi uyarınca davacı banka ile davalı-borçluların murisi arasında imzalanan genel kredi sözleşmesinden doğan kredi alacağına yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir. Hükme esas alınan Av. … tarafından düzenlenen 21.09.2010 tarihli bilirkişi raporunda; davalı borçluların kat ihtarnamesi ve hesap özetinin muhtevasına itiraz etmediklerinden hesap kat ihtarnamesi içeriğinin İİK’nın 68/b maddesi gereği kesinleştiği, artık davalı borçluların bu belgelerin içeriğini ancak borcu ödedikten sonra dava edebilecekleri, davacı bankaca talep edilen gayrinakdi alacak yönünden kesinleşen kat ihtarnamesi gereğince bu meblağın bankaya nakit olarak depo edilmesi gerektiği gerekçesiyle davacı bankaca davalılara keşide edilen 02.10.2007 tarihli ve 9291 yevmiye sayılı hesap kat ihtarnamesi içeriği esas alınarak davacı banka alacağı ve ferilerinin hesap edildiği görülmüştür. Diğer taraftan, davalılarca Kastamonu 3. İcra Müdürlüğü’ nün 7 adet takip dosyası ile kambiyo senetlerine mahsus takip yapılmış olduğundan mükerrer takip yapıldığı iddiasının da ileri sürüldüğü, ancak davalıların bu yöndeki itirazlarının da bilirkişi raporunda değerlendirilmediği anlaşılmıştır. O halde, banka kayıtları üzerinde bankacılık işlemleri konusunda uzman ve ehil üç kişiden oluşan bilirkişi heyetinden yeni bir bilirkişi raporu alınarak davacı banka alacağının hesap edilerek mükerrer takip yapılıp yapılmadığı hususlarının da irdelenmesi gerekirken, İİK’nın 68/b maddesi gereğince kat ihtarnamesine süresinde itiraz edilmemesi nedeniyle ihtarnamedeki miktar alacağın kesinleştiğini esas alan ve mükerrer takip yapıldığı iddialarını irdelemeyen bilirkişi raporunun hükme esas alınarak yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
SONUÇ : Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün temyiz eden davalılar yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 17.10.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.