Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2012/7986 E. 2013/3426 K. 25.02.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/7986
KARAR NO : 2013/3426
KARAR TARİHİ : 25.02.2013

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün davalı vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davalı vek. Av. … gelmiş, diğer taraftan kimse gelmemiş olduğundan, onun yokluğunda duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatın sözlü açıklaması dinlenildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
-KARAR-
Dava, vade farkı faturasından kaynaklanan alacağın tahsili için girişilen icra takibine yönelik itirazın iptali istemine ilişkindir.
Davalı vekili, taraflar arasında vade farkı alınacağına ilişkin sözleşme ve uygulama bulunmadığını bildirerek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, benimsenen bilirkişi raporu doğrultusunda; taraflar arasında vade farkı uygulamasının bulunduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı vekilince temyiz edilmiştir.
1)Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2)Vade farkı mal ve hizmet alınmasına yönelik sözleşmelerde vade tarihinden başlayarak fiili ödeme tarihinde mal ve hizmet bedeline ekleme yapılmak suretiyle alacağın ulaştığı bedeli ifade eder. Dolayısıyla vade farkı mal bedeline eklenen ilave bir bedeldir. Somut olayda, satılan malların bedelinin süresinde ödenmemesi halinde, vade farkı uygulanacağına ilişkin taraflar arasında bir sözleşme bulunmamakla beraber, davalı tarafından 2006 yılında iki adet 2008 yılında ise bir adet vade farkı faturası kabul edilip ödendiği anlaşılmaktadır. Daha evvel düzenlenen vade farkı faturalarının ödenmiş olması davacıyı vade farkı talep etmekte haklı kılar. Bu nedenle davacının talebi de dikkate alınıp mevcut ilişki sebebiyle düzenlenen ve vade farkı istemini içeren fatura üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılarak ödeme tarihlerine göre hesaplama ile davacının talepte haklı olduğu vade farkı alacağının tutarının saptanması ve uygun sonuç dairesinde bir hüküm kurulması gerekirken, eksik inceleme ve araştırmaya dayalı bilirkişi raporunun hükme esas alınması doğru görülmemiştir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün temyiz eden davalı yararına BOZULMASINA, vekili Yargıtay duruşmasında hazır bulunan davalı yararına takdir edilen 990.00.-TL. duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine, peşin harcın istek halinde iadesine, 25.02.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.