Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2012/8002 E. 2012/13705 K. 26.09.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/8002
KARAR NO : 2012/13705
KARAR TARİHİ : 26.09.2012

MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

– K A R A R –

Davacı vekili, davalının müvekkili aleyhine faturaya dayalı icra takibi yapığını ve takibin kesinleştiğini, müvekkilinin fatura bedellerinden fazla ödeme yaptığını belirterek takip nedeniyle borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece; dava konusu faturaların davacı defterlerinde kayıtlı olduğu, davalıya peşin olarak ödendiği belirtilmiş ise de, davacı defterlerinin kesin delil niteliği taşımadığı, davalı defterlerinde peşin ödeme kaydı bulunmadığından bu yöndeki davacı defter kaydına itibar edilmediği gerekçesiyle ispatlanamayan davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1) Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bendin dışında kalan ve yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2) Davacı vekili dava dilekçesinde müvekkilinin takip nedeniyle borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davacı hakkında başlatılan icra takibinin dayanağı ise, davalı tarafından davacı adına düzenlenen 3 adet faturadır. Borçlar Kanunu’nun 101.maddesine göre tarafların temerrüt için belirli bir gün belirlememeleri halinde borçlu ihtarla mütemerrit olur. Takip konusu faturalar için taraflar temerrüte dair belirli bir gün belirlemediği gibi, takip tarihinden önce temerrütün gerçekleştiği de davalı tarafından kanıtlanamamıştır. Bu durumda takipten önce temerrüt gerçekleşmediği için davalının icra takibindeki işlemiş faiz isteminin yerinde olmadığı gözetilerek bu yönden açılan menfi tespit davasının kabulü gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulmasında isabet görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenle davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenle hükmün temyiz eden davacı yararına BOZULMASINA peşin harcın istek halinde iadesine, 26.09.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.