Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2012/8110 E. 2012/14752 K. 10.10.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/8110
KARAR NO : 2012/14752
KARAR TARİHİ : 10.10.2012

MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

– K A R A R –
Davacı vekili, müvekkili aleyhine icra takibine konu 3 adet bono toplamı 11.330,00 TL. bedelli bononun müvekkiline teslim edilen tesisat malzemeleri karşılığında düzenlendiğini, bu malzemelerin KDV dahil 6222,23 TL’lik kısmının müvekkili tarafından davalı tarafa iade faturası ve sevk irsaliyesi ile birlikte 23.12.2009 tarihinde iade edildiğini, bu durumda davalı tarafın alacağının 5.107,67 TL. olması gerekirken 3 adet bono toplamı üzerinden müvekkili hakkında icra takibi yapıldığını ileri sürerek icra takip dosyasından müvekkilinin 6.222,23 TL. borçlu olmadığının ve asıl alacağın 5.107,67 TL. olduğunun tespitine, %40 kötü niyet tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı şirket yetkilisi Adil Faruk Savcı talimat yoluyla İstanbul 2. Sulh hukuk Mahkemesince alınan 01.03.2012 tarihli yeminli beyanında; icra takibine konu 3 adet senedin davalıya satılan tesisat malzemeleri karşılığı adına, davacı tarafından tesisat malzemelerinin bir kısmının davacı tarafından iade edildiğine, yapılan mal iadesi nedeniyle iade konusu mal bedelinin davacının cari hesabındaki toplam borcundan düşüldüğünü beyan etmiştir.
Mahkemece yapılan yargılama sonunda toplanan delillere göre; dava konusu olayda, satın alınan malların bir kısmının iade edildiğini ispat yükünün davacıya ait olduğu, davacı tarafın iade ettiği mallara ilişkin irsaliyeli faturada teslim alanın belli olmadığı, davalı şirket yetkilisinin beyanında imzanın kendisine ait olmadığını beyan ettiği, davacı defterlerinin usulüne uygun tutulmayıp delil niteliği bulunmadığından iade olgusunu ispat edemediği, delil listesinde yemin deliline dayanan davacıya yemin teklif etme hakkının hatırlatılması üzerine davacı tarafından bu hakkın kullanılarak davalı şirkete yemin teklif edildiği, davalı şirket yetkilisinin yeminli beyanı ile malların bir kısmının iade edildiğini kabul ettiğinden davacının iddiasını ispatladığı, bu durumda ispat külfeti yer değiştirerek iade edilen mal bedelinin toplam alacaktan düşüldüğünü iddia eden davalının da bu iddiasını ispat etmesi gerektiği, davalı tarafın davaya cevap vermediği gibi delil de ibraz etmediği, bu durumda takip dosyasında takibe konu bonoların mal satışı nedeniyle verildiği, satılan malların 6.222,23 TL’lik bölümünün iade edildiği gerekçesiyle davacının icra takibi nedeniyle 6.222,23 TL. borçlu olmadığının tespitine, davalının haksız icra takibi nedeniyle bu miktar üzerinden %40 oranında kötü niyet tazminatı ödemesine karar verilmiş, hüküm davalı vekilince temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenden alınmasına, 10.10.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.