YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/8185
KARAR NO : 2012/16110
KARAR TARİHİ : 07.11.2012
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki birleştirilen itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili asıl ve birleşen davada; müvekkili ile davalı arasındaki ticari ilişkiden doğan cari hesap alacağının tahsili için başlatılan ilamsız icra takibine yapılan itirazın iptali ile takibin devamına, %40 icra inkar tazminatına karar verilmesini, talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili asıl ve birleşen davada, davacının takibe konu cari hesap ekstresinde belirtilen fatura içeriği malların müvekkilince satın alınmadığını ileri sürerek davanın reddi ile %40 kötü niyet tazminatı verilmesini istemiştir.
Mahkemece yapılan yargılama sonunda toplanan delillere ve benimsenen bilirkişi raporlarına göre; asıl ve birleşen davalara konu takip dosyalarına esas alacağın vade farkı faturalarına dayandığı, davacının davalıdan alacağı olduğunu ispat edemediği gerekçesiyle asıl ve birleşen davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.
1-2009/436 E. sayılı asıl dava bakımından; birleşen davalar bağımsızlıklarını koruduklarından temyizde kesinlik sınırı her bir dava bakımından ayrı ayrı dikkate alınır. O halde, 5219 Sayılı Kanun ile yapılan değişiklik sonucu Hukuk Muhakemeleri Usulü Kanununun (HUMK) 427.maddesinde öngörülen kesinlik sınırı, 5236 sayılı Kanunun 19 uncu maddesiyle HUMK’a eklenen Ek-Madde 4’te öngörülen yeniden değerleme oranı da dikkate alındığında 2012 yılı için 1.690,00 TL’dir. Temyize konu edilen miktarın asıl davada 1652,49 TL. olması nedeniyle 29.02.2012 tarihli karar kesin niteliktedir. Kesin olan kararların temyiz istemleri hakkında mahkemece bir karar verilebileceği gibi, 1.6.1990 gün 3/4 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca Yargıtay tarafından da temyiz isteminin reddine karar verilebilir.
2-Birleşen 2009/563 E. sayılı dava bakımından; dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ : Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin; 2009/436 E. sayılı asıl dava yönünden temyiz isteminin dava değerinin temyizde kesinlik sınırı altında kaldığından reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenle 2009/563 E. sayılı birleşen dava dosyası yönünden temyiz isteminin reddi ile, hükmün ONANMASINA, 07.11.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.