YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/8225
KARAR NO : 2012/15320
KARAR TARİHİ : 18.10.2012
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, müvekkili aleyhine Diyarbakır 3. İcra Müdürlüğü’nün 2009/5939 E. sayılı dosyası ile davalı tarafından kambiyo senetlerine mahsus takip yoluyla icra takibi yapıldığını, takip devam ederken tarafların 18/12/2009 tarihinde bir protokol düzenleyerek anlaştığını ve takibe konu çeke karşılık olarak müvekkilinin Bismil Halk Bankası Şubesi’ne ait 8764290 ve 8764291 seri numaralı iki adet çeki düzenleyip teslim ettiğini, teslim edilen bu çeklerin davalı tarafından daha sonraki tarihlerde bankaya ibraz edilip tahsil edildiğini, ayrıca müvekkili tarafından 04/03/2010 tarihinde davalı vekili Av….’nın da Diyarbakır 3.İcra Müdürlüğü’nün 2009/5939 esas sayılı dosyasındaki vekalet ücretinin de ödendiğini, davalı tarafından hacizlerin fek edildiğini, takibe konu çekin dosyadan alınıp müvekkiline iade edilmediğini, müvekkilinin oyalanarak bir yıl dolunca icra dosyasının işlemden kalkacağı ve o zaman çekin kendilerine iade edileceğinin söylendiğini, ancak bu arada davalının 22/09/2010 tarihli haciz müzekkeresiyle müvekkilinin Sağlık Sosyal Güvenlik Merkezi’ndeki alacağı üzerine 126.011,68 TL lik haciz gönderdiğini, müvekkilinin alacağından 126.011,68 TL kesinti yapılarak Diyarbakır 3. İcra Müdürlüğü’nün 2009/5939 esas sayılı icra dosyasına aktarıldığını belirterek müvekkilinin davalıya 126.011,68 TL borçlu olmadığının tespitine, Diyarbakır 3.İcra Müdürlüğü’nün 2009/5939 esas sayılı dosyasına aktarılan 126.011,68 TL nin davalı alacaklıya dava sonuna kadar ödenmemesi için icra veznesindeki bu paranın üzerine % 15 teminat karşılığında ihtiyati tedbir kararı koydurulmasına, takibe haksız ve kötü niyetli olarak devam edildiğinden müvekkili lehine kötü niyet tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, taraflar arasındaki 18/12/2009 tarihli protokole davacı ile aynı grup şirketine dahil olan dava dışı Diyarbakır 6.İcra Müdürlüğü’nün 2009/5847 esas numaralı dosyasının borçlusunun borcunun ödeneceği hususunun sehven yazılmadığını, ancak tarafların sözlü olarak bu konuda anlaştıklarını, sözlü anlaşma uyarınca borcun ödenmemesi nedeniyle Diyarbakır 3.İcra Müdürlüğü’nün 2009/5939 esas sayılı dosyasında takibe devam edildiğini, zira Diyarbakır 3.İcra Müdürlüğü’nün 2009/5939 esas sayılı dosyasındaki alacak ile protokolde kararlaştırılan alacak arasında açık bir fark olduğunu bildirerek davanın reddine ve müvekkili lehine %40 tazminata karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece yapılan yargılama sonucunda toplanan delillere göre; Diyarbakır 6.İcra Müdürlüğü’nün 2009/5847 esas numaralı dosyasındaki alacağın ayrı bir alacak olduğu gerekçesi ile davanın kabulü ile davacının Diyarbakır 3. İcra Müdürlüğü’nün 2009/5939 esas sayılı dosyasında davalıya borçlu olmadığının tespitine, takip asıl alacağı üzerinden davacı lehine % 40 kötü niyet tazminatına karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenden alınmasına, 18.10.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.