Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2012/8346 E. 2012/12897 K. 13.09.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/8346
KARAR NO : 2012/12897
KARAR TARİHİ : 13.09.2012

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

– K A R A R –

Davacı vekili, müvekkili tarafından 18/10/2004 tanzim ve 20/11/2004 vade tarihli 30.000,00 TL bedelli davalının murisi … tarafından keşide edilen bonoya istinaden Çine İcra Müdürlüğü’nün 2008/1169 E. sayılı dosyası ile yaptığı icra takibine davalının itirazı ile takibin durduğunu belirterek itirazın iptali ile takibin devamına ve %40’dan aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili, takibe dayanak bono altındaki imzanın müvekkilinin murisine ait tolmadığını, müvekkili ile muris …’nin mirasçıları arasında mirasın paylaşımı ile ilgili sorun yaşandığını, takibe dayanak senedinde bu sebeple gerçeğe aykırı olarak düzenlenerek davacıya devredildiğini düşündüklerini bildirerek davanın reddini ve %40’dan aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatına karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece yapılan yargılama sonucunda toplanan delillere göre Çine İcra Müdürlüğü’nün 2008/1169 E. sayılı dosyasına dayanak 18/10/2004 tanzim ve 20/11/2004 vade tarihli 30.000,00 TL bedelli davalının murisi … tarafından keşide edilen bono altındaki keşideci imzasının davalının murisi …’ye ait olmadığı gerekçesi ile davanın reddi ile davalı lehine %40 kötüniyet tazminatına karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1) Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere ve özellikle davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan öteki temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2) Dava konusu bono ciro yoluyla davacıya geçmiş olduğundan davacının keşideci imzasının sahte olduğunu bile bile senedi devraldığı kanıtlanmadıkça kötü niyet tazminatı ile sorumlu tutulması doğru görülemez. Somut olayda davacının takibinde kötü niyetli olduğuna dair yeterli delil bulunmadığından davacının kötü niyet tazminatı ile sorumlu tutulmaması gerekirken yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde hüküm kurulması isabetli değildir.
SONUÇ:Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilini öteki temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle hükmün davacı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 13.09.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.