Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2012/8349 E. 2012/14896 K. 11.10.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/8349
KARAR NO : 2012/14896
KARAR TARİHİ : 11.10.2012

MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

– K A R A R –
Davacı vekili, davalının müvekkili hakkında Ankara 20. İcra Müdürlüğünün 2010/9735 sayılı dosyası ile 01.02.2010 vade tarihli 5.000 TL bedelli bonoya istinaden kambiyo senedine dayalı olarak icra takibi yaptığını, takibe konu bononun malen kayıtlı olduğunu, malın ise … plakalı araç olduğunu, ancak araba satışının gerçekleşmediğini, aracın müvekkiline teslim edilmediğini, müvekkilinin icra tehdidi altında bulunması sebebiyle 01.11.2010 tarihinde 2.000 TL ödediğini belirterek müvekkilinin davalıya borçlu bulunmadığının tespitine, kambiyo senedinin iptaline, ödenen 2.000 TL’nin tahsil tarihi olan 01.11.2010 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte istirdatına, davalıdan %40 ‘dan aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatının tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının icra tehdidi altında bulunması nedeniyle ödeme yaptığı iddiasının kabul edilemeyeceğini, müvekkilinin icra takibini dayandırdığı kambiyo senedi vasfına haiz bononun kayıtsız şartsız ödeme vaadi niteliğinde olduğunu, dolayısıyla davada bedelin herhangi bir nedenle istenemeyeceği hususunu davacının kanıtlaması gerektiğini, iddia edildiği gibi aracın davacıya teslim edilmediği iddiasının doğru olmadığını, çünkü davacı tarafından senedin bağlanmak istediği sebebin ve borcun doğmadığının ispatlanması gerektiğini bildirerek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, toplanan delillere göre dava konusu keşide yeri bulunmayan malen kaydı içeren senedin bono vasfında olmasa da, malın teslim edildiğine kanıt teşkil eden adi borç senedi niteliğinde olduğu, davalı tarafça dava konusu senedin … plaka sayılı aracın haricen satışı için verildiği iddia edildiği, davalı tarafça verilen kesin süreye rağmen senedin bu araç için verilmediği itirazında bulunulmadığı gibi, senedin hangi mal karşılığı verildiğine ilişkin beyanda da bulunulmadığı, böylelikle takbe konu senedin … plaka sayılı aracın harici satışına ilişkin olarak verildiğinin kabul edildiği, araç satışının resmi şekilde yapıldığının davalı tarafça ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, davalının Ankara 20. İcra Müdürlüğü’nün 2010/9735 esas sayılı dosyasında takibe konu bono nedeniyle borçlu olmadığının tespitine, karar kesinleştiğinde dosyada tahsil edilmiş bulunan 2.000 TL’nin davalıdan alınıp davacıya verilmesine, kötüniyet tazminatına hükmedilmesine yer olmadığına karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Takip dayanağı kılınan belge, keşide yeri olmadığından bono vasfında değilse de muayyen bir meblağın ödenmesi taahhüdünü içerdiği ve imzası da inkar edilmediği için adi senet sayılır.
Hal böyle olunca ispat külfetinin davacı yanda olduğu gözetilerek inceleme ve araştırma yapılıp sonucuna uygun bir karar verilmesi gerekirken, ispat yükünün tayininde yanılgıya düşülerek yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 11.10.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.