Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2012/8419 E. 2012/14277 K. 04.10.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/8419
KARAR NO : 2012/14277
KARAR TARİHİ : 04.10.2012

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

– K A R A R –
Davacı vekili, müvekkili tarafından davalı aleyhine zamanaşımına uğramış çeke istinaden Samsun 6. İcra Müdürlüğü’nün 2009/7060 E. sayılı dosyası ile yapılan ilamsız takibe davalı borçlunun haksız itirazı ile takibin durduğunu belirterek itirazın iptali ile takibin devamına ve müvekkili lehine %40 icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı cevap vermemiştir.
Mahkemece yapılan yargılama sonucunda toplanan delillere göre yasal unsurları tam olan takibe dayanak çekin süresi içerisinde bankaya ibraz edildiği ve zamanaşımı süresi içerisinde iş bu davanın açıldığı gerekçesi ile davanın kabulü ile takip tarihi olan 16/11/2009 tarihi itibariyle borç miktarının 37.254,19 TL olarak tespitine, bu miktara vaki itirazın iptaline, takibin bu miktar üzerinden takip tarihinden itibaren asıl alacak üzerinden % 9 oranında faiz uygulanmak sureti ile devamına ve davacı lehine %40 icra inkar tazminatına karar verilmiş, hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece “Davaya konu durumda borçlar kanunun 101. Maddesi gereğince özel ihtarat yoksa faiz uygulaması yapılamaz. Mahkememiz bu durumu göz önüne almıştır.” denilmiştir. Davaya konu icra takip talebinde 35.470,00 TL asıl alacak, 1.784,19 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 37.254,19 TL alacağın tahsili talep edilmiştir. Mahkemece hüküm kısmında “Davacı tarafın davasının kabulüne, takip tarihi olan 16/11/2009 tarihi itibariyle borç miktarının 37.254,19 TL olarak tespitine, bu miktara vaki itirazın iptaline, takibin bu miktar üzerinden devamına,” denilmek suretiyle gerekçe ile hüküm fıkrası arasında çelişki oluşturulmuştur. Hüküm ile gerekçe arasındaki bu çelişki nedeniyle HUMK’un 381. ve 388 (HMK’nın 294 ve 297) maddeleri uyarınca hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenle hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre davalının temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin harcın istek halinde iadesine, 04.10.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.