Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2012/8524 E. 2012/14340 K. 04.10.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/8524
KARAR NO : 2012/14340
KARAR TARİHİ : 04.10.2012

MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının bozma kararına uyularak yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

– K A R A R –
Davacı vekili, müvekkili şirketin davalı bankanın Suadiye şubesinde hesabı olduğunu, hesapları kontrol amacıyla internet ortamında giriş yapıldığında 4 havale işlemi ile toplam 2.550 TL’nin davalı bankanın Mercan Şubesinde bulunan … adına açılan hesaba aktarıldığını fark ettiklerini, davacı şirketin bilgisi dışında yapılan bu havaleleri davalı bankaya bildirdiklerini ve söz konusu miktarların hesaba iadesinin talep edildiğini, ancak davalı bankanın davacı şirketi suçlayarak internet şifrelerinin saklanmasında gerekli özenin gösterilmediği iddiasında bulunarak miktarın hesaba iadesinden kaçındığını, bunun üzerine İstanbul 9. İcra Müdürlüğü’nün 2008/18152 esas sayılı dosyası ile takibe geçildiğini, ancak davalının itirazı nedeniyle takibin durduğunu belirterek, alacaklı olduklarının tespitini, 23/06/2008 tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesini, icra dosyasına yapılan itirazın iptalini, icra inkar tazminatını dava ve talep etmiştir.
Davalı vekili, davalı bankaya gelen talep üzerine incelemelerin yapıldığını ve …’a ait davalının Mercan şubesi nezdindeki hesabında tespit edilen 350,50 TL’nin davacının hesabına iade edildiğini, ancak söz konusu havalelerden geri kalan miktarın ödendiği bilgisinin verildiğini, davacının dava konusu işlemlerin iradesi dışında yapıldığını ispata muhtaç olduğunu, dava konusu olayda davacının gerçekten iradesi dışında bir işlem yapıldıysa, davacının zararı, davacının bilgisayarına yeterli güvenlik önlemlerini almamasından, davalı bankanın yapmış olduğu uyarıları dikkate almayarak işlemler yapmasından ve bankanın sunmuş olduğu güvenlik önlemlerini kullanmamasından kaynaklandığını, bu aşamada gerekli uyarıları ve yönlendirmeleri yapan bankanın davacının bilgisayarındaki eksikliklerden sorumlu tutulamayacağını bildirerek, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece verilen 11/03/2010 tarih, 2008/1450 E.-2010/331 K. sayılı kararın, Dairemizin 09/05/2011 tarih, 2011/11972 E.-6299K. sayılı ilamı ile bozulmasına karar verilmiş, mahkemece bozma kararına uyularak yapılan yargılama neticesinde; Yargıtay’ın yerleşik içtihatları gereğince davalı bankanın %100 kusurlu olarak değerlendirildiği, davacı alacağının 2.550 TL’den iade edilen 350,50 TL düştüğünde 2.199,50 TL kaldığı gerekçesiyle, davacının davasının kısmen kabulüne, davalının İstanbul 9. İcra Müdürlüğü’nün 2008/18152 esas sayılı dosyası ile 2.199,50 TL asıl alacak için hakkında yapılan takibe olan itirazının iptaline, asıl alacağa takip tarihinden itibaren yasal faiz uygulanarak takibin devamına, davacının fazlaya ilişkin isteminin reddine, asıl alacağın %40’ı oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınıp davacıya verilmesine karar verilmiş, mahkeme kararı davalı vekili tarafından süresi içinde temyiz olunmuştur.
Hükmüne uyulan Dairemiz bozma kararında özetle; “Hükme esas alınan bilirkişi raporuna davacı ve davalı tarafın gerekçelerini de bildirmek sureti ile itiraz ettikleri, bu durumda tarafların itirazları ve Yargıtay’ın emsal kararları doğrultusunda yeniden inceleme yapılması gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulmasının doğru olmadığı belirtilmiştir.”
Mahkemece Dairemiz bozma kararına uyulduğu halde, bozma gerekleri yerine getirilmemiş ve tarafların itirazlarını değerlendirecek şekilde bilirkişi incelemesi yaptırılmadan hüküm oluşturulmuştur. Yerel Mahkemenin hükmüne uyduğu bozma kararı doğrultusunda araştırma ve inceleme yapmakla yükümlü olduğu gözetilmeden eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 04.10.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.