YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/8526
KARAR NO : 2012/13821
KARAR TARİHİ : 27.09.2012
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, müvekkili aleyhine İstanbul 3. İcra Müdürlüğü’nün 2009/23455 esas sayılı takip dosyasına konu çekler nedeni ile davalıya 35.000,00 TL borçlu olmadığının tespitini, %40’dan aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatını talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, taraflar arasında şifahi bir protokol olmadığını, davacının söz konusu çeklerden dolayı davalı şirkete borcunun devam ettiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davacının mal karşılığı verdiği 114.000,00 TL tutarlı çeklerin karşılıksız çıkması sonrası vade farkı ilave edilerek verilen toplam 115.384,00 TL tutarlı 21 adet çek ve 1 adet bono bedelinin ödendiği, öncesinde verilen ve davalı yanca icra takibine konu yapılan 2 adet çekin bedelsiz kaldığı gerekçesiyle davanın kabulüne, yasal koşulları oluşmadığından davacı yanın tazminat talebinin reddine karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
Davacı, dava konusu çekler karşılığında davalıya müşteri çekleri verildiğini ve böylece dava konusu çeklerin karşılıksız kaldığını ileri sürmüştür. Davacının bu iddiası 818. Sayılı BK.’nun 114. maddesinde düzenlenen tecdit (borcun yenilenmesi) hükmüne dayanmaktadır. Anılan yasa hükmüne göre; “borcun tecdidi akıtten vâzıh surette anlaşılmak lazımdır.
Hususiyle, mevcut bir borç için kambiyo taahhüdünde bulunmak veya yeni bir alacak senedi veya yeni bir kefaletname imza etmek, tecdidi tazammun etmez. Bununla beraber, bu hükmün aksine dair akdolunan mukaveleler muteberdir.”
Somut olayda, davacı, davalı ile aralarında bu konuda sözlü bir protokol yapıldığını iddia etmiş ise de, davalı bu iddiayı kabul etmemiştir. Bu durumda mahkemece, davacının BK’nun 114. Maddesine dayanan iddiasını yazılı delil ile kanıtlamak zorunda olduğu gözetilmeden ve bu yönler üzerinde durulmadan eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirme sonucu yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün davalı yararına BOZULMASINA, bozma nedenine göre davacının tüm, davalının diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelemesine yer olmadığına, peşin harcın istek halinde iadesine, 27.09.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.