Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2012/8527 E. 2012/15197 K. 17.10.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/8527
KARAR NO : 2012/15197
KARAR TARİHİ : 17.10.2012

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı konusuz kalan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

– K A R A R –
Dava, Genel Kredi Sözleşmelerinden kaynaklanan alacağın tahsili için girişilen icra takibine yönelik itirazın iptali ve icra inkar tazminatı istemine ilişkindir.
Davalı taraf, davanın reddini istemiş, daha sonra verilen dilekçeler ile müvekkilleri tarafından 1.380,870 TL ödeyerek borçların tasfiyesi yolundaki tekliflerinin Müflis Türkiye İthalat ve İhracat Bankası AŞ. iflas idaresinin 28.08.2009 tarih 3652 sayılı kararı ile kabul edildiği ve taraflarınca ödemenin de yapıldığını ve davanın konusuz kaldığını beyan etmişlerdir.
Mahkemece, yapılan yargılama, toplanan deliller neticesinde, davalı tarafça 1.380,870 TL ödemek suretiyle tüm borçlarının tasfiye edilmesinin teklif edildiği ve davalı tarafça 09.09.2009 tarihinde banka havalesi yolu ile 1.380,870 TL’nin ödendiği, davacı iflas idaresince 5.10.2009 tarihinde 3669 sayılı kararla vekalet ücreti konusunda yapılan şikayet üzerine vekalet ücreti konusu masa zararına sebep olacağından 28.08.2009 tarih 3652 sayılı karardan rücu edilerek davalı tarafın teklifinin reddine karar verildiği, oysa 28.08.2009 tarih ve 3652 sayılı mutabakat kararının dava konusu icra takibini içine alan ve bu icra dosyasının da tasfiyesini içeren ve borcu sona erdiren bir belge ve hukuki mahiyeti itibarı ile bir sulh sözleşmesi niteliğinde olduğu, davalılarca yapılan teklifin davalı idare tarafından kabul edilerek sulh sözleşmesinin gerçekleştiği, adi sulhun şekle tabi olmadığı, davacı idare tarafından alınan sulh sözleşmesi ile bağdaşmayan 05.10.2009 tarihli rücu kararının sulh sözleşmesinin geçerliliğini etkilemeyeceği, üstelik rücu kararına gerekçe gösterilen vekalet ücreti riski de mevcut olmayıp davalı vekillerinin tüm davalardaki vekalet ücreti alacaklarından feragat ettikleri, sulh sözleşmesinden tek taraflı olarak rücu etmenin mümkün olmadığı, üstelik iflas idaresinin davalılar tarafından yapılan ödemeyi de kabul ettiği, hal böyle olunca sulh sözleşmesi gereğince davanın konusuz kaldığı gerekçeleriyle konusuz kalan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına, 28.08.2009 tarihli mutabakat belgesi gereğince taraflar lehine %40 tazminat, vekalet ücreti ve yargılama gideri takdirine yer olmadığına karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenden alınmasına, 17.10.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.