Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2012/8571 E. 2012/13368 K. 20.09.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/8571
KARAR NO : 2012/13368
KARAR TARİHİ : 20.09.2012

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

– K A R A R –

Davacı vekili, faturaya bağlı alacağın tahsili bakımından Ağrı 1. İcra Müdürlüğü’nün 2009/3571 E. sayılı takip dosyası ile davalı hakkında icra takibi başlatıldığını, ancak, davalının takibe itirazı üzerine icra müdürlüğü tarafından takibin durdurulmasına karar verildiğini, davalı borçlunun itirazının haksız ve yersiz olduğunu, itirazın iptali ile takibin devamına ve asıl alacağın %40’ından aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatının ödenmesine karar verilmesini dava ve talep etmiştir.
Davalı vekili, davalının davacı şirketten inşaat malzemesi satın almadığını, söz konusu fatura ve içeriğindeki malzemelerin davalı şirkete teslim edilmediğini, taraflar arasında inşaat malzemesi alım satımına ilişkin herhangi bir sözleşme bulunmadığını beyan etmiştir.
Mahkemece, davacının davasını ve iddiasını ispatlayamadığı gerekçesiyle davanın reddine, asıl alacağın %40’ına tekabül eden 34.897,92 TL icra inkar tazminatının davacıdan alınarak davalıya verilmesine karar verilmiş, karar davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir
1)Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan öteki temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2)Davacı tarafça, teklif edilen yemin, davalı şirket yetkilisi olduğu belirtilen Burak Sabuncu’ya eda ettirilmiş ise de; Burak Sabuncu’nun davalı şirketin yetkilisi olup olmadığı araştırılmadığı gibi, yeminin icrası da 6100 sayılı HMK’nun 233. maddesine uygun şekilde yaptırılmamıştır. Bu yön usul ve yasaya aykırı olduğu gibi davanın reddi üzerine alınması gereken maktu harç miktarında hata yapılması ve somut olay bakımından davacının takibinde kötü niyetli olduğu kanıtlanamadığı halde, kötü niyet tazminatına hükmedilmesi de doğru görülmemiştir.
SONUÇ:Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin öteki temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte belirtilen nedenlerle hükmün davacı yararına BOZULMASINA peşin harcın istek halinde iadesine, 20.09.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.