Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2012/8628 E. 2012/13529 K. 25.09.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/8628
KARAR NO : 2012/13529
KARAR TARİHİ : 25.09.2012

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

– K A R A R –

Davacı vekili, müvekkilinin davalı şirketten olan alacağının tahsili amacıyla Kadıköy 3. İcra Müdürlüğü’nün 2009/4525 Esas sayılı dosyası ile fatura alacağından dolayı icra takibi açıldığını, davalının icra müdürlüğünün yetkisine ve borca itiraz ettiğini, davalının itirazı üzerine takip dosyasının yetkili Adıyaman 1. İcra Müdürlüğü’nün 2009/1156 Esas numarasını alarak davalı aleyhine icra takibine geçildiğini, ancak davalı borçlunun haksız olarak icra takibine itiraz ettiğini, taraflar arasında uzun zamandan bu yana devam eden ticari ilişki bulunduğunu, davalı firmaya ıslak mendilin telası (hammede) satımı yapıldığını, aralarında cari hesaplar bulunduğunu, belirterek, davalının itirazının iptaline, takibin devamına, %40 icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, yazılı beyanlarında icra takibine dayanak olarak gösterilen faturalardaki malların davalıya teslim edilmediğini, davacı tarafından davalı lehine tanzim edilen faturanın davalıya tebliğ edildiğini ve davalının ticari defterlerine işlendiğini ancak bu durumun sehven yapıldığını, davalının kendisine gönderilen faturaların içeriğindeki malların kendisine teslim edileceğine inandığından faturaları teslim aldığını ve ticari defterine işlediğini, malın teslimini davacı tarafın ispat etmesi gerektiğini, her ne kadar davacı tarafından sevk irsaliyeleri ibraz edilmiş ise de mal teslimine dair yazılı delil ibraz edilmediğini, davacının alacağı bulunmadığını belirterek davanın reddine, %40 icra inkar tazminatının davacıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, tüm delil ve belgeler değerlendirildiğinde davacı tarafından davalıya hammadde satımı yapılmak suretiyle taraflar arasında ticari ilişki bulunduğu, satılan mallara karşılık davacı tarafından fatura düzenlendiği, sevk irsaliyelerinde belirtilen malların imza karşılığı davalı şirket görevlisine teslim edildiği, davalının ihtaratlı tebligata rağmen ticari defterlerini ibraz etmediği, davalı vekilinin yazılı beyanlarında da faturaların müvekkiline tebliğ edildiği ve ticari defterlerine işlendiğinin kabul edildiği, davalı şirketin mali müşaviri tarafından takip konusu faturaların kayda alınmak suretiyle maliyeden KDV iadesi talebinde bulunulduğu, davalı tarafın savunmasını ispata yönelik olarak davacı tarafa yemin teklif etmeyeceğini beyan ettiği bu sebeple davalının malların teslim edilmediği yönündeki savunmalarına itibar edilemeyeceği, icra takibine karşı yetkisiz icra müdürlüğünde yapılan ilk itirazda 09/10/2008 ve 22/10/2008 tarihli faturalar toplamı 18.141,70-TL tutarındaki borca itiraz edilmesine rağmen yetkili icra müdürlüğünce çıkarılan ödeme emrine karşı yapılan itirazda borcun tamamına itiraz edildiği, mali müşavir bilirkişi raporu ile davalının itirazının yerinde olmadığının tespit edildiği, ancak davalının icra takibinden önce temerrüde düşürülmemiş olması nedeniyle işlemiş faiz talep edilemeyeceği, asıl alacak miktarına takip tarihinden itibaren ticari faiz istenebileceği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı vekilince temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere ve özellikle davalı vekilinin 01/10/2010 tarihli oturumda sunulan dilekçe içeriği gözetilerek davalının temyiz itirazlarının reddine, davalı vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenden alınmasına, 25.09.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.