Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2012/8751 E. 2012/14698 K. 09.10.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/8751
KARAR NO : 2012/14698
KARAR TARİHİ : 09.10.2012

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, taraflar arasında 25/12/2003 başlangıç tarihli bayilik sözleşmesi düzenlendiğini, davalı tarafın sözleşmeye aykırı davrandığını, davacının sözleşmenin 27. maddesine dayanarak haklı sebeple akdi tek taraflı olarak feshettiğini belirterek 50.000 Dolar karşılığı 63.655 TL cezai şart ile 1.000 TL (ıslah dilekçesiyle 66.951,88 TL’ye çıkarılmıştır) kâr mahrumiyeti tazminatının 04/01/2006 tarihinden itibaren uygulanacak ticari avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, 01/12/2005 tarihli ihtarname aralarındaki bayilik sözleşmesini sonlandırmak istediğini davacıya bildirdiğini, davacının ısrarı üzerine bu kararından vazgeçtiğini, bu aşamadan sonra davacı tarafın gaz satışını durdurduğunu, davacının haksız olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, toplanan delillere ve bilirkişi raporlarına göre; davacının sözleşmenin 27. maddesine dayanarak akdi feshetmesinin haklı fesih olarak kabul etmek gerektiği, davacının talep edebileceği cezai şart ve kâr mahrumiyeti tazminatının 25/12/2003 tarihli sözleşmenin 21. ve 25. maddesinde düzenlendiği, buna göre davacının haklı fesih halinde 50.000 Dolar karşılığı Türk Lirası cezai şart isteyebileceği, talebe konu miktarın dava tarihi itibariyle karşılığının 66.951,88 TL olduğu, 02/03/2010 tarihli bilirkişi kurulu raporunda da belirtildiği üzere sözleşmenin feshedildiği 04/01/2006 ila bitiş tarihi olan 25/12/2008 tarihleri arasındaki 1.085 güne ilişkin 66.951,88 TL kâr mahrumiyeti tazminatı istenebileceği gerekçesiyle davanın kabulune karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere ve özellikle taraflar arasında imzalanan 25.12.2003 tarihli sözleşmenin 25.maddesi hükmü gözetilerek yapılan hesaplamanın esas alınmasında bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalı vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenden alınmasına, 09.10.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.