YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/8766
KARAR NO : 2012/16051
KARAR TARİHİ : 06.11.2012
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, dava dışı …. AŞ şirketi ile faktoring sözleşmesinin imzalandığını, davalının sözleşmeye müşterek borçlu-müteselsil kefil olarak imza attığını, dava dışı şirkete sözleşmeye istinaden fatura temliki karşılığı kredi kullandırıldığını, karşılığında ciro yoluyla alınan 2 adet çekin icra yoluyla tahsil edilemediğini, hesabın kat edilerek ödeme ihtarında bulunulduğunu, borçlu şirket ve kefilinin ihtarnameye itiraz etmediklerini, bunun üzerine tahsilde tekerrür olmamak kaydı ile iş bu davaya konu icra takibini başlattıklarını, mahkeme tarafından dava dışı şirketin itirazının iptaline karar verildiğini, davalının da borca itiraz ettiğini belirterek davalının itirazının iptaline, takibin 70.700,00 TL üzerinden devamına ve %40’dan aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı, borçtan dava dışı şirketin sorumlu olduğunu, borçlu şirketin sözleşmeden dolayı ne kadar ödeme yaptığını ayrıntılı olarak bilemediğini, şirketin yetkilisi olduğu 2004 yılı Temmuz- 20/02/2006 tarihleri arasında borca konu işlemler hakkında zamanında ödeme yapıldığını, mahkemenin yetkili olmadığını, davacının tüm taleplerinin zaman aşımına uğradığını, ödeme emrinde faize faiz talep edildiğini, faiz ve oranının faiş olduğunu belirterek öncelikle yetkisizlik kararı verilmesini aksi takdirde zamanaşımı itirazı nedeniyle ve de esastan davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, toplanan delillere ve bilirkişi raporuna göre davacı faktoring şirketi ile dava dışı …. AŞ arasında faktoring sözleşmesinin düzenlendiği, sözleşme gereği faktoring kredisi kullandırıldığı, davalı ve dava dışı şirket aleyhine icra takibi yapıldığı, davalı …’ın sözleşmeye kefil sıfatı ile imza attığı, sözleşmede kefilin sorumlu olacağı miktarı ve limitin belli edilmediği, kefalet sözleşmesinin geçersiz olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece kefalet sözleşmesinde limit bulunmadığı bu nedenle sözleşmenin geçersiz olduğu gerekçesiyle kefil hakkındaki davanın reddine karar verilmiştir.
Davacı tarafça faktoring sözleşmesi 06.02.2011 tarihli duruşmada dosyaya sunulmuş olup son sayfasında faktoring hacminin 250,000 USD olarak belirtildiği görülmektedir. Mahkemece bu belge gözetilerek kefalet sözleşmesinin geçerli olup olmadığı üzerinde durulup verilecek sonuç çerçevesinde karar verilmesi gerekirken sonradan sunulan sözleşme içeriği dikkate alınmadan ve karar yerinde tartışılmadan hüküm kurulması bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 06.11.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.