YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/9019
KARAR NO : 2012/15251
KARAR TARİHİ : 17.10.2012
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacılar vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacılar vekili, müvekkilleri aleyhine davalı yanca bonoya dayalı olarak icra takibine girişildiğini, müvekkilleri ile davalı şirket adına hareket eden dava dışı … arasında 02.05.2007 tarihli oto alım sözleşmesi akdedildiğini, buna göre … plaka sayılı … marka aracın müvekkillerine satıldığını, satış bedeli olarak 11.06.2007 ve 25.07.2007 vade tarihli 5.000 Euro bedelli iki adet bononun düzenlendiğini, bonolardan birinin süresinde ödendiğini, aracın araç maliki dava dışı … tarafından müvekkili elinden alındığını, dolayısıyla dava ve takibe konu 25.07.2007 vade tarihli 5.000 Euro bedelli bononun bedelsiz kaldığını ileri sürerek bonoya dayalı icra takibinden dolayı borçlu olmadıklarının tespitine ve %40 kötü niyet tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkili ile davacılar arasında iddia edildiği gibi bir oto alım sözleşmesi bulunmadığını, dava dışı …’ın müvekkilini temsil ve vekil yetkisinin olmadığını, takip dayanağı bononun müvekkiline dava dışı lehdar …’dan ciro yoluyla geçtiğini, müvekkilinin iyi niyetli yetkili hamil olduğunu belirterek davanın reddine %40 tazminatına karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve toplanan deliller doğrultusunda, harici satışa konu … adına kayıtlı aracın … tarafından alıcı davacı …’ya satılarak teslim edildiği, her ne kadar bu sözleşme ve tutanakta satıcı ve teslim eden …’ın ismi altında davalı … A.Ş yazılı ise de, …’ın davalı şirket adına bu işlemleri yapma konusunda ne vekaletinden ne de temsil yetkisinden bahsedildiği, kaldı ki oto satım sözleşmesinde satışa konusu aracın …’a ait olduğunun açıkça belirtildiği, nitekim bonoların araç maliki … adına düzenlendiği, o halde davalı şirketin sözleşmenin tarafı olmadığı, ciro yoluyla bonoyu elinde bulunduran takip alacaklısı davalının kötü niyetli hareket ettiği ispatlanamadığı gerekçeleriyle davanın reddine, uygulanan ihtiyati tedbir kararı nedeniyle alacağına zamanında kavuşamayan davalı yararına İİK’nun 74/4 maddesi gereğince %40 oranında tazminata karar verilmiş, hüküm davacılar vekilince temyiz edilmiştDosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacılar vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, 17.10. 2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.