Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2012/9077 E. 2012/18823 K. 11.12.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/9077
KARAR NO : 2012/18823
KARAR TARİHİ : 11.12.2012

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –

Davacı vekili, davalı tarafından iki adet bonoya dayalı icra takibi yapıldığını, imza inkarı nedeniyle İcra Hukuk Mahkemesi’ne dava açıldığını, bu davada senetteki imzaların davacıya ait olduğunun tespit edildiğini, ancak soruşturma dosyasında yapılan incelemeler neticesinde senetlerin sonradan doldurulduğunun ortaya çıktığını, bu nedenle davalının haksız kazanç sağladığını belirterek icra takibinin iptaline ve %40 icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının borcu inkar etmediğini, senetlerin zorunlu unsurları taşıdığını belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, davaya konu senedin dosyaya sunulan veresiye fişinden kesilerek oluşturulduğu kabul edilse dahi zorunlu unsurları içerdiği, davacının dava konusu senedin anlaşmaya aykırı olarak doldurulduğunu ispat edemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı, davalı tarafından takibe konu yapılan senetlerin üst tarafı farklı bir belgeden oluşturulduğunu ve sonra da doldurulduğunu ileri sürerek borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini istemiştir. Mahkemece boş olarak verilen senedin anlaşmaya aykırı olarak doldurulduğunu ispat yükünün davacıda olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Boş bononun anlaşmaya aykırı doldurulduğunu iddia eden bu iddiasını kanıtlamalıdır. Ancak davacı keşideci sadece imzalı boş senedin sonradan doldurulduğunu ileri sürmemiş, aynı zamanda başka bir belgeden takip konusu senedin oluşturulduğunu ileri sürerek menfi tespit davası açmıştır. Mahkemece davacının bu iddiası üzerinde durulmadan sadece Cumhuriyet Savcılığınca yaptırılan bilirkişi incelemesi sonucu alınan rapora göre hüküm kurulması isabetsizdir. Davacı keşidecinin senedin başka bir belgeden oluşturulduğu yönündeki iddiası yönünden yeniden bilirkişi kurulundan rapor alındıktan sonra toplanan tüm deliller değerlendirilerek sonuca göre bir karar verilmelidir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 11.12.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.