YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/9143
KARAR NO : 2013/5417
KARAR TARİHİ : 28.03.2013
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi (Kadıköy 2.ATM)
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün davacı vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı vek.Av…. gelmiş, diğer davalılar tarafından kimse gelmemiş olduğundan, onların yokluğunda duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatın sözlü açıklaması dinlenildikten ve temyiz dilkçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, davalı …’e teminat olarak verilen bononun diğer davalıya ciro edildiğini, davalı … tarafından müvekkili aleyhine bu bonoya dayalı olarak icra takibi yapıldığını, müvekkilinin takip konusu bono nedeniyle borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı …, diğer davalıyla davacı arasındaki ilişkinin kendisini ilgilendirmediğini bildirerek davanın reddini istemiştir.
Davalı …, dava konusu bononun ….., tarafından satılan taşınmaz üzerindeki ipoteğin kaldırılmaması ve taşınmazın zilyetliğinin fiilen teslim edilmemesi sebebiyle oluşan zararına karşılık verildiğini bildirerek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece dava konusu bononun davacı tarafından tanzim edildikten sonra dava dışı …tarafından davalı …’e verildiği, davalı …’in bonoyu diğer davalıya ciro ettiği, teminat bonosu iddiasının yazılı delille ispatının zorunlu olduğu, davacının bononun teminat bonosu olduğu iddiasını yazılı delille ispatlayamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen davalı …’e yönelik sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Dava konusu bono 30.04.2002 tanzim, 01.10.2005 vade tarihli olup davacı … tarafından davalılardan … lehine düzenlenmiştir. Davalı … bonoyu diğer davalı …’a ciro etmiş, bu davalı tarafından bono takip konusu yapılmıştır. Davalılar arasında düzenlenen 07.08.2008 tarihli protokolün 1. maddesinde 25.000 TL. bedelli bononun takip ve icra yoluyla tahsili için davalı …’a ciro edildiği belirtilmiştir. Bono hamili davalı …, keşide ettiği 08.01.2010 tarihli ihtarnamede 25.000 TL bedelli bononun tahsili için kendisine ciro edildiğini açıklamıştır.
Protokol ve ihtarname içeriğinden takip ve dava konusu senedin tahsil cirosu ile davalıya verildiği anlaşılmaktadır. Tahsil cirosu senetten doğan hakların devri amacıyla değil bu hakların ciro edenin nam ve hesabına tahsilini sağlamak amacıyla gerekli vekalet ve yetkiyi tesis eden bir işlemdir.Tahsil cirosunda senedin mülkiyeti ciro edende kalmakta olup, ciro edilen senet bedelini tahsil için cirantanın temsilcisi durumunda bulunmaktadır. Bu nedenle tahsil cirosunda ciro edilen kişi senetten doğan hakları kendi adına değil ciranta adına kullanmalıdır.
Somut olayda senedi tahsil cirosu ile elinde bulunduran davalı … senet bedelini kendi adına talep edemez. Cirantanın temsilcisi olarak bu hakkı kullandığına ilişkin bir açıklık bulunmadığına göre menfi tespit davasının davalı … yönünden kabulü gerekirken yazılı gerekçe ile reddi isabetsiz olup bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin davalı …’e yönelik sair temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı … hakkındaki hükmün temyiz eden davacı yararına BOZULMASINA, vekili Yargıtay duruşmasında hazır bulunan davacı yararına hükmedilen 990,00 TL. duruşma vekalet ücretinin davalı …’tan alınarak davacıya verilmesine, peşin harcın istek halinde iadesine, 28.03.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.