Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2012/9162 E. 2013/4789 K. 19.03.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/9162
KARAR NO : 2013/4789
KARAR TARİHİ : 19.03.2013

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki menfi tespit – alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün davacı vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davalı … vek. Av. … gelmiş diğer taraftan kimse gelmemiş olduğundan onun yokluğunda duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

-KARAR-
Davacı vekili, davacının ortağı olduğu dava dışı Kardeşler Limited Şirketinde davalı …’ın kısa süre işçi olarak çalıştığını, bu dönemde davalı …’ın takibe konu ettiği bonoyu çalarak diğer davalıya ciro ettiğini ancak bononun protestosunun müvekkilince 2 iş günü içinde değil, 3. iş gününde yapıldığını, TTK hükümlerine göre, hamilin keşideciyi protesto etmeden cirantalara takip yapamayacağını, İİK 170/a maddesine aykırı işlemin resen dikkate alınması gerektiğini, bonoda ciro olsa dahi Yargıtay 13. Hukuk Dairesi İçtihadına göre, müvekkilinin yaptığı protesto vadeden sonra olduğundan, davalının alacağın temliki hükümlerine tabi bulunduğunu müvekkilinin senedi bir kere ve salt protesto edilmesini temin için bankaya verirken bonoyu çalışana ciro ettiğini iddia ile ilgili şikayet olmadığını ileri sürerek davalılara hiçbir borcunun olmadığının tespiti ile takibin iptali, bononun müvekkiline iadesi ve %40 tazminat talebinde bulunmuştur.
Davalı …, duruşmada davayı kabul etmediğini söylemiştir.
Diğer davalı vekili, takip dosyasında alacaklı olduklarını, senedi protestoya davacının verdiğini, davacının senedin çalınma durumu varsa, savcılığa neden şikayetçi olmadığının sorgulanması gerektiğini senet iptali için dava da açmadığını, müvekkilinin iyiniyetli hamil olduğunu belirterek, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece takip alacaklısının davalı … olmasına göre diğer davalı …’a karşı borçsuzluğun tespitinde adı geçenin husumeti bulunmadığından bu davalı yönünden husumetten davanın reddine, diğer davalı … hakkında davanın esastan reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Davaya konu takip dayanağı bono, keşidecisi dava dışı …, lehdarı davacı … …, ciranta davalı …, hamil davalı … olan 12.09.2008 tanzim, 30.11.2008 vade tarihli bedeli 150.000 TL ve bedeli malen ahzolunmuş bonodur. Dosya içinde bulunan 26.09.2008 tarihli çek teslim alma FORMU senet teslim belgesi ve Şanlıurfa 1. Noterliğinin 03.12.2008 tarihli 29906 yevmiye nolu protesto evrakına göre Türk Ekonomi Bankasınca, davacı … keşideci dava dışı …’e protesto keşide etmiş olduğu sabittir.
Hal böyle olunca, vadeden sonra yapılan bu protesto ile bononun ciro yolu ile devredilemeyeceği alacağın temliki hükümlerine tabii olduğu hususu davalılar yönünden gözetilerek, karar yerinde tartışıldıktan sonra varılacak uygun sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün temyiz eden davacı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 19.03.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.