YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/9197
KARAR NO : 2012/19034
KARAR TARİHİ : 13.12.2012
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacılar vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacılar vekili, müvekkillerinin davalı taraf ile ticari ilişkisi olduğunu, bu ilişki gereği müvekkillerinin davalı şirkete 31.08.2009 vadeli 5.000,00.-TL bedelli ve 30.09.2009 vadeli 5.000,00.-TL bedelli toplam 10.000.-TL tutarlı iki adet bonoyu verdiklerini, müvekkillerinin bu bonolara yönelik olarak her iki tarafın anlaşması sonucu borçlarını banka hesaplarına ve pazarlama elemanlarına toplam 7.620,00.-TL olarak ödediklerini, daha sonra 1.632,00.-TL ödendiğini, böylece müvekkillerinin toplam 9.260.-TL ödediklerini, ancak davalı tarafın … 19. İcra Müdürlüğü’nün 2011/5731 E sayılı icra takip dosyasıyla her iki bonoyu da icra takibine koyarak işlem yaptığını, kendilerinin sadece 741,00-TL borçlarının kaldığını, 9.260,00.-TL üzerinden yapılan takibi kabul etmediklerini belirterek, iki adet bonodan dolayı borçlu olmadıklarının tespitini dava ve talep etmiştir.
Davalı vekili, davacı tarafın senetlere karşılık ödemelerinin peyderpey olduğunu, müvekkilinin defterinde kayıtlarının bulunduğunu, son iki senedin ödenmediğini bildirerek, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, taraflar arasında davanın konusu olan icra takibinin dayanağı iki adet bononun mal alış verişi amacıyla davacı tarafından davalı tarafa verildiği, taraflar arasındaki cari hesap ilişkisine göre bir kısım davacı ödemelerinin bulunduğu, ancak yaptırılan bilirkişi incelemesi sonucunda alınan rapora göre bonoların vade tarihlerinden sonra dahi davalı tarafın ticari defterlerinde davalının cari hesaptan dolayı davacıdan 9.067,42.-TL bakiye alacağının bulunduğunun ortaya çıktığı, davacı tarafın önceki cari hesaba yönelik ödemelerinin söz konusu bonolara yönelik ödemeler olarak kabulünün mümkün olmadığı, bunun dışında başka bir ödeme olduğunun da davacı tarafça kanıtlanamadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiş, mahkeme kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacılar vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, 13.12.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.