YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/9213
KARAR NO : 2013/4946
KARAR TARİHİ : 21.03.2013
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi ( Ticaret Mahkemesi Sıfatıyla)
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün davacı vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı vek. Av. … ile davalı vek. Av. …’in gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
-KARAR-
Davacı vekili, müvekkilinin davalıya şarap sattığını, davalının da karşılığında keşidecisi dava dışı … Tur. AŞ. olan 100,000 USD bedelli çek verdiğini, çekin karşılıksız çıktığını, çek keşidecisinin anılan çek yerine 07.12.2008 ve 14.12.2008 tarihli 50,000’er TL’lik iki adet çek verdiğini, bu çeklerin de karşılıksız çıktığını, bu çeklere dayalı olarak keşideci aleyhine takip yapıldığını, yapılan takip neticesinde 14.11.2011 tarihinde aciz vesikası alındığını, davalıya da ihtar çekilerek çekin ödenmediğinin bildirildiğini, daha sonra tahsilde tekerrür olmadığı kaydıyla davalı aleyhine ilamsız takip başlattıklarını, ancak davalının haksız itirazı sonucu takibin durduğunu belirterek itirazın iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın (1) yıllık dava açma süresinde açılmadığını, ayrıca esas yönden de davanın yerinde olmadığını bildirerek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece toplanan delillere göre davanın borca itirazdan itibaren (1) yıllık süre içerisinde açılmadığı, ayrıca davanın faturalardan kaynaklandığından ve yazılı belge ile ispatı gerektiğinden davanın reddi yönünde kanaat oluştuğu gerekçeleriyle davanın zamanaşımı itirazı nedeniyle reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.
İİK’nun 67. maddesi hükmü gereğince açılan itirazın iptali davalarında takip borçlusunun itirazının takip alacaklısına tebliğ tarihinden itibaren (1) yıllık hak düşürücü sürede açılması dava şartıdır.
Somut olayda, davalı borçlunun itirazının davacıya tebliğ edildiğine ilişkin bir belge bulunmamaktadır. Bu nedenle mahkemenin davanın (1) yıllık sürede açılmamış olduğu gerekçesiyle zamanaşımı nedeniyle reddinde isabet bulunmamaktadır.
Davacı, davalıya şarap sattığını, teslim edilen mal bedeli karşılığında davalının 100,000 USD’lik çek verdiğini, bu çek bedelinin ödenmemesi üzerine çekin iade edilip dava dışı üçüncü kişinin keşidecisi olduğu çeklerin alındığını, ne var ki bu çeklerin bedellerinin de ödenmediğini bu nedenle faturaya dayalı takip yaptıklarını, itiraz üzerine de iş bu davayı açtıklarını iddia etmiştir.
Bu durumda mahkemece, itirazın iptali davasının (1) yıllık hak düşürücü sürede açılmış olduğu kabul edilerek işin esasına girilmesi ve davacının mal bedeli olarak verilip ödenmediğini, keza üçüncü kişi tarafından verilip ödenmediğini iddia ettiği çekler üzerinde durulup gerektiğinde muhatap bankalardan bu çek bedellerinin ödenip ödenmediği sorulup karar yerinde irdelenip tartışılıp ispat külfetinin borcu ödediğini savunan davalı üzerinde olduğu ve çek verilmesinin borcun ödendiğini göstermeyeceği de dikkate alınarak varılacak uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması da doğru değildir.
Öte yandan kabul şekli itibariyle de davanın (1) yıllık sürede açılmamış olması nedeniyle bir başka deyişle dava şartı yokluğu nedeniyle reddedilmiş olması karşısında davalı yararına maktu vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken yazılı olduğu şekilde karar verilmesi de isabetsizdir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün davacı yararına BOZULMASINA, vekili Yargıtay duruşmasında hazır bulunan davacı yararına takdir edilen 990.00.-TL. duruşma vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, peşin harcın istek halinde iadesine, 21.03.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.