YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/9223
KARAR NO : 2012/18270
KARAR TARİHİ : 03.12.2012
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili; davalı borçlu şirketin kendisine tebliğ edilen ve kayıtlarına işlenen açık faturada belirtilen 3.200,00 TL’yi müvekkil şirkete ödemediğini, bu nedenle davalı hakkında icra takibi başlatıldığını, davalının takibe haksız olarak itiraz ettiğini belirterek itirazın iptaline ve davalı hakkında icra inkâr tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili; söz konusu fatura tarihinin 27.09.2006 olduğunu, müvekkil şirket tarafından 29.09.2006 tarihinde davacı şirket adına bu borç karşılığında 05.11.2006 keşide tarihli, 3.200,00 TL miktarlı çekin keşide edilerek söz konusu borcun kapatıldığını belirterek davanın reddine ve davacı hakkında kötüniyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece toplanan delillere göre; davacı vekilinin, davalının ödeme iddiasının dayanağı olan çekin arkasındaki ciroların,kaşe ve imzaların müvekkili şirketin yetkilisine ait olmadığı yönünde itirazda bulunduğu ve bu ödemeyi kabul etmediklerini beyan ettiği, davacı şirketi temsile yetkili şahsın imza sirküleri ve dava dilekçesi ekindeki vekaletnamedeki imzasının cirodaki imzayla gözle görülür şekilde benzerlik arzetmesi ve birbirine yakın ünvanları bulunan….Şti’nin ortakları ve yetkilisinin aynı kişi olması dikkate alınarak imza incelemesi yaptırılması yoluna gidilmediği, her ne kadar tarafların ticari defterleri üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmış ise de her iki şirketin defterlerinin de T.T.K. hükümlerine uygun tutulmadığı dikkate alınarak lehlerine delil olarak değerlendirilmediği, davalının ödeme yaptığını kendisi tarafından keşide edilen çeke dayandırdığı, çekin delil olarak değerlendirildiği ve fatura tutarı 3.200,00 TL’nin davacı şirkete bu çek ile ödenmiş olduğunun kabul edildiği gerekçesiyle davanın reddine karar karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davalının ödeme savunmasına konu ettiği çekle ilgili olarak davacı çekte sıfatı bulunmadığını, ciro imzasının müvekkili şirketle ilgisi bulunmadığını ve imzanın müvekkili şirket yetkilisine ait olmadığını iddia etmiş, ciranta olarak gösterilen şirketin de müvekkili şirket olmadığını ileri sürmüştür. Bu durumda Mahkemece davacının bu iddiaları üzerinde durulup, gerektiğinde imza incelemesi de yaptırılarak tüm deliller birlikte değerlendirilip varılacak uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi gerekirken, hakimin kendisini bilirkişi yerine koyarak imza yönünden değerlendirme yapıp yazılı şekilde hüküm oluşturması doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün davacı yararına BOZULMASINA, bozma nedenine göre öteki temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin harcın istek halinde iadesine, 03.12.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.