Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2012/9231 E. 2012/15090 K. 15.10.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/9231
KARAR NO : 2012/15090
KARAR TARİHİ : 15.10.2012

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

– K A R A R –
Davacı vekili; müvekkili banka ile … arasında 21.07.2005 tarihinde Genel Nakdi ve Gayrinakdi Kredi Sözleşmesi imzalandığını, davalının da bu sözleşmeyi müşterek borçlu müteselsil kefil sıfatıyla imzaladığını, 15.12.2006 tarihinde davalı tarafından sözleşmenin limit artırım bölümünün de imzalandığını, böylelikle kefalet miktarının arttırıldığını, kredi sözleşmesine dayalı olarak kullandırılan kredi nedeniyle borcun süresi içerisinde ödenmemesi üzerine ihtarname keşide edildiğini, buna rağmen borcun ödenmemesi üzerine icra takibine girişildiğini, davalının haksız ve kötü niyetli olarak itirazı üzerine takibin durduğunu belirterek, itirazın iptaline, takibin devamına ,borcun %40’ından aşağı olmamak üzere inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili;kredi sözleşmesine davalının kefil sıfatı ile imza attığını, ancak 15.12.2006 tarihli sözleşme limitinin arttırılması bölümündeki imzanın ve davalının ismi ve adresi yazılı bölümündeki yazıların …’e ait olmadığını, kaldı ki 25.000 YTL tutarlı kredinin 15.12.2006 tarihinde borçlu tarafından alınan kredi ile ödendiğini, yargılama sırasında ise sözleşmenin 68.sayfasında ve ödeme planında müvekkilinin imzasının olmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece toplanan delillere göre; Adli Tıp Kurumu raporu karşısında davalı vekilinin bu sözleşmenin içeriği boş olarak davalıya imzalatılmış olduğu, kredi sözleşmesinin 68. sayfasında müvekkilinin imzasının bulunmamasının bu durumu ispatladığını savunmuş ise de, sözleşmedeki ve sözleşmenin kefalet limitinin 50.000 YTL arttırılması yönündeki imzanın da davalıya ait olduğu, sözleşmenin sonunun davalı tarafından imzalanmamış olmasının kefaleti ortadan kaldırmayacağı ve sonuca etkili olmayacağı, 14.10.2011 tarihli rapora göre davacı bankanın kredi sözleşmesinden kaynaklanan ve davalının sorumlu olduğu alacağının; asıl alacak 63.423,10 TL, işlemiş faiz 13.306,13 TL, BSMV 665,25 TL olmak üzere toplamda 77.394,48 TL olduğu ancak takip talebindeki talep miktarları dikkate alındığında fazlaya karar verilemeyeceğinden bilirkişi hesaplamasında olduğu üzere 63.423,10 TL asıl alacak ile takip talebinde olduğu üzere ve bilirkişilerin hesaplamasında az miktarda olan 6.124,63 TL işlemiş faiz ile 306,23 TL BSMV’nin dikkate alınacağı belirtilerek, itirazın kısmen iptaline, asıl alacağa takip tarihinden itibaren %80 temerrüt faizi uygulanmasına, hüküm altına alınan asıl alacağın %40’ı olan inkar tazminatının davalıdan alınıp davacıya verilmesine karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Davacının temyizine gelince, hükme esas alınan bilirkişi raporu hüküm vermeye yeterli açıklıkta ve Yargıtay denetimine elverişli değildir. Ayrıca bilirkişi raporuna davacı taraf itiraz da bulunmuştur.
O halde mahkemece bilirkişi raporuna itiraz da nazara alınmak suretiyle, raporlar arasındaki çelişki de giderilerek konusunda uzman bilirkişi heyetinden Yargıtay denetimine elverişli rapor alınarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde eksik inceleme ile hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ:Yukarıda1 nolu bentte açıklanan nedenlerle davalının temyiz itirazlarının reddine, 2 nolu bentte açıklanan nedenlerle davacının temyiz itirazlarının kabulü ile, hükmün BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 15.10.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.