YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/9256
KARAR NO : 2013/4770
KARAR TARİHİ : 19.03.2013
Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki birleşen asli müdahale davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün asli müdahale davasının davacıları … vekilince duruşmalı ile asli müdahale davasının diğer davacılarının vekilince de duruşmasız olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacılardan … vek. Av. …., ile davalılardan …vek. Av. …ve vek. Av. …, gelmiş, diğer taraftan kimse gelmemiş olduğundan onun yokluğunda duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten ve temyiz dilekçelerinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
-KARAR-
Asıl davada davacı …vekili davalı…Bilişim Teknolojleri A.Ş’nin finansal kiralama borç taksitlerini ödemede temerrüde düşmesi nedeniyle akdin feshedildiğini belirterek finansal kiralama konusu malların müvekkiline aynen iadesine karar verilmesini talep etmiştir.
Asıl davada davalı…Bilişim Teknolojleri A.Ş vekili 20.12.2011 tarihli oturumda davayı kabul ettiklerini beyan etmiştir.
Yapı Kredi Bankası, Asya Katılım Bankası ve Garanti Bankası vekilleri ayrı ayrı verdikleri dilekçeler ile asli müdahale talebinde bulunarak müvekkilleri tarafından finansal kiralama konusu taşınmaza haciz şerhi işlendiğini, finansal kiralama sözleşmesinin haciz tarihi itibariyle devam ettiğini, müvekkillerinin finansal kiralama borçlarını ödeyip taşınmazı borçlu adına tescil ettirdikten sonra satarak alacaklarını tahsil edebileceklerinin İİK’nun m. 94/2 hükmü gereği olduğunu, davalı…Biliş. Teknoloji A.Ş’nin kötüniyetle davayı kabul etmesinin kendileri aleyhine sonuç doğurmayacağını belirtip, müdahale talebinde bulunarak davanın reddine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Mahkemece, davalı…Bilişim Teknoloji A.Ş vekilinin ilk duruşmada HMK’nun 311’inci maddesine göre davayı kabul etmesine rağmen, kabul beyanından (20.12.2011) önce (16.12.2011) günlü dilekçe ile Yapı Kredi Bankası tarafından asli müdahale talebinde bulunulduğu, daha sonra Garanti Bankası ve Asya Katılım Bankası A.Ş’nin aynı nedenle dava açtıkları asıl davanın davalının kabul beyanı nedeniyle kabulüne karar vermek gerektiği, asli müdahale davası yönünden ise davalı…Bilişim Teknoloji A.Ş’nin finansal kiralama sözleşmesinden dolayı borçlu olduğu, satın alma konusundaki opsiyon hakkını kullanamayacağı, ayrıca bu konudaki haciz şerhine yapılan itiraz üzerine icra mahkemesi tarafından verilen kararın kesinleşmediği, satın alma ve opsiyon hakkının henüz doğmamış olması nedeniyle haczedilemeyeceği gerekçeleriyle asli müdahale davasının reddine karar verilmiş, karar asli müdahale davasının davacılarının vekilleri tarafından ayrı ayrı temyiz edilmiştir.
1-Yerel mahkemece, yargılamanın sonuçlandırıldığı 27.1.2012 tarihli son oturumdaki kısa kararda “…Asli müdahale talep eden bankaların müdahale istemlerinin REDDİNE” denilerek asli müdahale istemi reddedildiği hâlde, gerekçeli karardaki hüküm fıkrasının 1 nci bendinde “ Asli Müdahale talep eden Yapı Kredi Bankası, Garanti Bankası ve Asya Katılım Bankası’nın müdahale istemlerinin (Asli Müdahale Davasının) REDDİNE” denilerek asli müdahale davası reddedilmiştir. Bu hâl, HMK’nun 298.maddesine aykırılık teşkil ettiğinden, 10.4.1992 gün ve 1991/7 Esas, 1992/4 K sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulu Kararı uyarınca bir hüküm kurulmak üzere kararın bozulması gerekmiştir.
2- HMK’nun m.65/1 hükmüne göre, “Bir yargılamanın konusu olan hak veya şey üzerinde kısmen ya da tamamen hak iddia eden üçüncü kişi, hüküm verilinceye kadar bu durumu ileri sürerek, yargılamanın taraflarına karşı aynı mahkemede dava açabilir.” Dolayısıyla asli müdahale, görülmekte olan davanın taraflarına karşı açılan bir dava niteliğinde olup, harç ve giderlerin de buna göre belirlenmesi gerekir. Ayrıca asli müdahale talebinde bulunan bankalardan her biri kendisine ait bir hak iddiasında bulunmakta olup, davacı konumundadır. Nitekim mahkeme de karar başlığını bu şekilde oluşturmuş ve asli müdahale talep edenleri de vekâlet ücretine mahkum etmiştir. Ancak, yargılama sırasında asli müdahale talebinde bulunan Yapı Kredi Bankasının ödemesi gereken nisbi peşin harcın yatırılması için süre verilmiş olup bu eksiklik nisbi harç bakımından tamamlanmış olmasına rağmen, dosya içeriğinde Asya Katılım Bankası vekilinin dava harçlarını yatırdığına dair belge bulunmadığı gibi 27.1.2012 tarihli oturumda harç yatırılması için talep edilen süre de verilmeden karar verilmiş olması isabetsizdir. Aynı şekilde Garanti Bankasının asli müdahale istemi bakımından yatırması gereken dava harçlarının tamamının yatırıldığına dair dosyada makbuza rastlanmamış olup, sadece 21,15 TL başvuru harcı alınmıştır. Mahkemece asli müdahale talebinde bulunanların yargılaması devam eden davanın taraflarına karşı yeni bir dava açmış oldukları gözetilerek, öncelikle eksik harçların ikmali için gerekli usul işlemlerinin yapılması gerekirken, bu yön gözetilmeden yargılamaya devam edilerek karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ: Yukarıda (1) ve (2) numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, vekili Yargıtay duruşmasında hazır bulunan asli müdahale davasının davacısı Yapı ve Kredi Bankası lehine takdir edilen 990 TL duruşma vekâlet ücretinin asli müdahale davasının davalılarından alınarak anılan davacıya verilmesine, peşin harcın istek halinde iadesine, 19.03.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.