YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/9267
KARAR NO : 2012/16548
KARAR TARİHİ : 12.11.2012
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki alacak-tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili; taraflar arasında davalı şirketin bayii istasyonlarında kurulu otogaz istasyonlarının faaliyetlerine ilişkin sözleşme imzalandığını, sözleşme uyarınca geciken ödemelerde davacı şirketin gecikme faizi uygulama hakkını haiz olduğunu, sözleşmenin sona ermesinden sonra teminat mektubun iadesinin talep edildiğini, ancak davalının 17.714,56 TL tutarlı gecikme faizi faturası düzenlediğini, davacı şirketin ise faturaya itiraz ederek iade ettiğini, davalı şirketin teminat mektubunu nakte dönüştürüp fatura bedelini mahsup ettikten sonra kalanı müvekkil şirkete iade ettiğini, sözleşmeye göre teminat mektubunun ancak dağıtım payının ödenmemesi halinde nakte dönüştürülebileceğini, davalı şirketin faiz talebinde bulunamayacağını,zira sözleşme süresinde faiz talebi olmadığını, faiz talep hakkını saklı tuttuğunu bildirmediğini, ayrıca davalı şirketin ticari itibarının zedelendiğini belirterek, davalının teminat mektubunu nakde çevirerek tahsil ettiği 17.888,23 TL ‘nin ve 25.000 TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili; sözleşmede geciken ödemelerde %6 faiz uygulanacağının kararlaştırıldığını, BK’nın 113/2 maddesinin uygulanması gerektiğini, halin icabından faiz hakkını saklı tuttuklarının anlaşıldığını, zira sözleşmede yazılı olduğunu, borcun aslı için teminat olan mektubun fer’ileri için de teminat olduğunu,manevi tazminat talebinin de haksız olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece toplanan delillere göre; davalının ilk üç yıldan sonra faiz faturası düzenlememesine rağmen,sözleşme bittikten sonra ve teminat mektubu geri istenince geçmişe dönük olarak faiz faturası düzenleyip talep ettiği, asıl alacak ödenirken faiz hakkı saklı tutulmamışsa ve halin icabından faiz hakkının saklı tutulduğu anlaşılamıyorsa faiz istenemeyeceği, davalının teminat mektubu ile tahsil ettiği bedeli davacıya geri ödemesinin gerektiği, ancak manevi tazminat isteminin yerinde olmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne kısmen reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili ve davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Taraflar arasındaki sözleşmede süresinde ödeme yapılmaması halinde faiz ödeneceğine dair açık hüküm bulunduğuna göre, somut olay bakımından borcun aslıyla ilgili ödeme sırasında alacaklının faiz alacağı yönünden ihtirazi kayıt koyma zorunluluğu bulunmamaktadır. Alacaklı davalının sözleşmeye dayanarak hakettiği faiz alacağını teminat mektubunun paraya çevrilmesi yoluyla tahsil edebileceği gözetilmeden mahkemece somut olaya uygun düşmeyen gerekçelerle yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ:Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle hükmün davalı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 12.11.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.