Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2012/9282 E. 2012/15171 K. 16.10.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/9282
KARAR NO : 2012/15171
KARAR TARİHİ : 16.10.2012

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

– K A R A R –
Davacı vekili, davalı tarafından 03/03/2010 düzenleme 30/05/2010 vade tarihli 340.748,00.TL bedelli senetten kalan bakiye 113.559,77.TL nin tahsili için İpsala İcra Müdürlüğü’nün 2010/595 esas sayılı dosyası ile icra takibi yapıldığı, senet borçlusunun … Ltd. Şti. ile kefil olan şirket yetkilisi … olduğunu, senede davacının isminin eklendiğini, senet üzerinde davacının kaşesi yada yetkili imzasının bulunmadığını, Ticaret Sicil Gazetesinde …’nun senedin düzenlenmesinden önce 09/10/2009 tarihinde şirket müdürlüğünden istifa ettiğini ve imza yetkisinin iptal edildiğini, davacının borçlu olmadığını, daha önce takibin iptali için İcra Mahkemesi’ne açtıkları davanın süre yönünden reddedildiğini belirterek davacının ilgili icra dosyasının borçlusu olmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, icra takip dosyasında talimat yoluyla yapılan fiili haciz sırasında davacı yetkilisi …’un borcu kabul edildiğini, teminatın iadesine muvafakat ettiğini ve davacı şirket yetkilisinin … olduğunu beyan ettiğini, zımmen …’nun davacı şirketi temsile yetkili olduğunu kabul ettiğini, …’nun davacı şirketten istifa ettiğini davalıya bildirmediklerini belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Mahkemece, toplanan delilere göre, düzenlenme tarihi itibariyle senet üzerinde imzası bulunan tek kişi olan …’nun davacı adına imzaya yetkili bulunmadığı, senedin davacıyı bağlamayacağı, haciz tutanağında davacı şirket yetkilisinin borcu kabul ettiğine dair bir bölümün bulunmadığı, teminatın iadesine rıza gösterilmesinin borcu kabul anlamına gelmeyeceği gerekçesiyle davanın kabulune karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenden alınmasına, 16.10.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.