Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2012/9447 E. 2012/14736 K. 10.10.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/9447
KARAR NO : 2012/14736
KARAR TARİHİ : 10.10.2012

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

– K A R A R –
Davacı vekili, davalının müvekkili aleyhine kambiyo senetlerine özgü icra takibine giriştiğini, takip yapılırken ödemeleri nazara alınmadığı gibi işlemiş faiz talebi ile faiz oranının da yerinde olmadığını ileri sürerek şimdilik müvekkilinin 31.000 TL ve 6.000 USD için borçlu olmadığının tespiti ile %40 kötüniyet tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, iddiaya konu 21.05.2010 günlü 7.000 TL’lik havalenin takip konusu borç ile alakasının bulunmadığını, davacının bizzat kendisinin aldığı borç para nedeniyle bu havalenin yapıldığını, somut olayda takibe konu senetlerde davacının kefil olduğunu, icra talebinden sonra (27.05.2010 tarihinde) yapılan 6.000 USD havalenin resmi tahsil harç hesabının yapılabilmesi için 9.480 TL’ye çevrilerek icra dosya borcundan mahsubunun yapıldığını, 26.05.2010 günlü 24.000 TL’lik havalenin de 3.500 TL’sinin icra dosyasından düşüldüğünü, 20.500 TL’sinin ise davacı müvekkilinin zararına sebep olduğu için borçtan mahsup edilmediğini belirterek davanın reddi ile %40 tazminatın tahsilini istemiştir.
Mahkemece yapılan yargılama, toplanan deliller neticesinde, davacı tarafından belgeye dayalı olarak yapılan 24.000 TL, 6.000 USD ve 7.000 TL ödeme nedeniyle davacının borçlu olmadığı, yargılama sırasında 123.790 TL tahsilat yapıldığı için davanın istirdat davasına dönüştüğü, bu miktarın içinde davaya konu ödemeler de olduğu için 31.000 TL ve 6.000 USD ‘nin tahsil harcına oranı ve vekalet ücreti miktarı İcra Müdürlüğünden sorulmuş re’sen 31.000 TL’nin takip tarihinden ödeme tarihine (10.12.2010) kadar ki avans faizi hesabı yapılmış ve davanın kabulüne, 50.532,24 TL miktarın; 31.000 TL+6.000 USD karşılığı olarak 40.060,00 TL ve biriken 2.672,89 TL ödenen avans faizinin ödeme tarihi olan 10.12.2010 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 3.172,75 TL harcın ve 4.626,60 TL vekalet ücretinin ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, 50.532,24 TL’nin %40’ı oranında tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş, hüküm davalı vekilince temyiz edilmiştir.
Alacaklı vekili, henüz menfi tespit davası açılmadan önce dava konusu edilen icra takip dosyasında borçlunun 6.000 USD ve 3.500 TL ödeme yaptığını ve bu ödemeleri kabul ettiğini bildirmiş ve icra dosyasına bu ödemeleri işletmiştir. Bu durumda davadan önce yapılan ve icra dosyasına bildirilen bu ödemeler bakımından davacının menfi tespit davası açmakta hukuki yararı bulunmamaktadır.
Davalının kabul edip icra dosyasına bildirdiği ödemeler dışında kalan 20.500 TL ve 7.000 TL’lik ödemelerin de banka havalesi ile gerçekleştiği dosya içeriğinden anlaşılmaktadır. Nitekim bu husus yerel mahkemenin de kabulündedir. Bu itibarla davadan önce ödendiği davalı tarafça kabul edilip icra dosyasına bildirilen ödemler yönünden dava açılmasında hukuki yarar bulunmadığına göre o ödeme miktarları düşüldükten sonra kalan ve mahkemenin de kabulünde olan diğer ödemeler yönünden istirdadı gereken miktarın tesbiti için bilirkişi incelemesi yaptırılarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken belirtilen bu hususlar gözetilmeden eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması doğru görülmemiştir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hüküm BOZULMASINA bozma nedenine göre öteki temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin harcın istek halinde iadesine, 10.10.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.