YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/9479
KARAR NO : 2012/13180
KARAR TARİHİ : 19.09.2012
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili; kredi borcunun tahsili için davalı-borçlu aleyhine giriştikleri icra takibine davalının haksız yere itiraz ettiğini iddia ederek, itirazın iptali ile takibin devamına ve %40 icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalıya duruşma gününü bildirir açıklamalı dava dilekçesi usulüne uygun olarak tebliğ edilmiş, ancak davalı duruşmalara katılmadığı gibi herhangi bir yanıt da vermemiştir.
Mahkemece toplanan deliller ve dosya kapsamına göre; davalıların, usul yönünden icra müdürlüğünün yetkisine itiraz etmiş oldukları, öncelikle bu hususun irdelenmesi gerektiği, sözleşmenin 65. maddesinde yetki anlaşması kararlaştırıldığı, icabına göre sözleşmeyi imzalayan banka şubesinin ve aynı zamanda genel müdürlüğünün yetkisinin kabul olunduğu, buna göre, sözleşmeyi imzalayan banka şubesinin ikamet yerinin Eyüp olduğu, bu haliyle özel hükümlere göre İstanbul icra dairelerinin yetkili olmadığı, genel hükümlere göre de davalı borçlu adreslerinin Bostancı ve Büyükçekmece olduğu anlaşıldığından İstanbul İcra Dairelerinin yetkili olmadığı gerekçesiyle yetkisiz icra dairesinde takip yapılmış olduğundan dava şartları yokluğu nedeniyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı ihtiyati haciz kararını veren mahkemenin yargı çevresinde bulunan icra dairesinde takibe girişmiş ve ihtiyati haciz kararına borçlular tarafından yetki yönünden itiraz edilmemiştir. İhtiyati haciz kararının takibe konulduğu tarih itibariyle yürürlükte bulunan Kanun 1086 sayılı HUMK’dır. 01/10/2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 sayılı HMK’nın 448. maddesinde; “bu kanun tamamlanmış işlemleri etkilememek kaydıyla derhal uygulanır” hükmü yer almaktadır.
Somut olayda HMK’nın yürürlüğe girmesinden önce ihtiyati haciz kararı alınmış ve takibe konulmuş olduğundan bu işlemler tamamlanmış işlem niteliğinde olup, olayda İİK’nın 50. ve HUMK’nın 12. maddesi hükümlerinin uygulanması gerektiğinden ve bu durumda İstanbul İcra Daireleri yetkili olduğundan işin esasına girilerek iddia ve savunma çerçevesinde deliller toplanıp hep birlikte değerlendirilerek uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi gerekirken bu yönler gözetilmeksizin yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 19.09.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.