YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/949
KARAR NO : 2012/8768
KARAR TARİHİ : 24.05.2012
Mahkemesi :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, …. A.Ş. ile dava dışı … Grup Telekomünikasyon Day. Tük. Mal. San. Tic. Ltd. Şti. arasında akdedilen genel kredi ve teminat sözleşmesini davalının müşterek borçlu ve müteselsil kefil sıfatıyla imzaladığını, borcun ödenmemesi üzerine hesabın kat edilerek, davalı borçlu hakkında…. İcra Müdürlüğünün 2006/3666 Esas sayılı dosyası ile yapılan icra takibinin davalının haksız itirazı ile durduğunu belirterek, davalının itirazının iptali ile takibin devamına ve %40’dan aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatının davalı tarafça ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin bankadan ev kredisi için 20.000,00 TL kredi talebinde bulunduğunu, banka görevlileri tarafından üvey oğlu ….’un hesabından bu kredinin verilebileceğinin söylenerek, limit hanesi boş olan evraklara imza attığını, bir kaç gün içerisinde çektiği krediyi ödeyerek hesabı kapattığını bildirerek, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece toplanan delillere ve benimsenen bilirkişi raporuna göre; davacı tarafın alacağını ispatlayamadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece yargılama aşamasında …. tarafından hazırlanan 23/11/2009 havale tarihli bilirkişi raporunda “1- Sözleşmenin tamamının, 2- İhtarnamenin yevmiye numarı ile hangi tarihte tebliğ olduğuna dair Noter tasdikli şerhli suretinin, 3- Çekle ilgili iptal olunan ….İcra Müdürlüğü’nün 2006/1 sayılı dosyasının, 4- Çekle ilgili olarak tutuklanan ….’un kullandığı çeklerin borçla ilgisinin olup olmadığı ilgisi var ise bununla ile açılmış ceza davasının bütün safahatının sonuçlandı ise dava dosyasının (Diyarbakır 1. Sulh Ceza Mahkemesi 2008/466 dosya) buna ait açılmış ceza davasının ne olduğu, 5- Dava dışı Eylül Grup Şirketine açılan kredinin açılışından hesabın kat tarihi, kat tarihinden takip tarihine kadar geçen süreçteki hesap ekstrelerinin, 6- Yapılan ödemelere ait dekontlar, (davalı 20.000 TL yatırdığına dair makbuz ibraz etmiştir. Bu tutarın bu hesaba nasıl aktarıldığı buna ait hesap ekstresi), yapılan icra takibi ile ilgili tutarın nereden kaynaklandığını bunları bilgi ve belgelerinin yanında hesap ekstrelerinin ayrıntılı olarak gönderilmesi, 7- Bankanın bu krediye uyguladığı akdi ve temerrüt faiz oranlarını gösterir genelge ve banka mevzuatının ve faiz oranlarının nasıl uygulandığının hangi oranlarının uygulandığının belirtir listesinin bütününün gönderilmesi” halinde değerlendirme yapılabileceği bildirilmiştir. Yaşar Tekten tarafından hazırlanan 01/04/2011 tarihli bilirkişi raporunda ise “Sayın Mahkemeye sunduğum 14/09/2009 tarihli raporumu aynen tekrar ediyorum. Bu rapordaki eksikliklerin olduğunu bunların tek tek belirtildiği halde gönderilmedi, açıklık getirilmediği görülmüştür” denildikten sonra değerlendirme yapılarak alacağını ispat edemeyen bankanın böyle bir alacaktan bahsetmesinin mümkün olmayacağı kanaatine varıldığını bildirilmiş, davacı vekili tarafından gerekçeleri de gösterilmek suretiyle itiraz edilmiştir.
Mahkemece yargılama aşamasında aynı bilirkişiden iki rapor alınmış ise de, alınan raporlar yeterli inceleme ve açıklamayı içermediği gibi Yargıtay denetimine imkan verecek nitelikte de değildir.
Hal böyle olunca, mahkemece yapılması gereken iş davalının kefil olarak imzasını inkar etmediği kredi sözleşmelerinin 34. maddesi hükmü de gözetilerek banka defter ve kayıtları üzerinde konusunda uzman kişilerden oluşturulacak bilirkişi kurulundan Yargıtay denetimine imkan verecek nitelikte yeni bir rapor alınarak varılacak sonuca göre karar vermektir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle yerel mahkeme hükmünün temyiz eden davacı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 27.05.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.