Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2012/9931 E. 2012/17303 K. 20.11.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/9931
KARAR NO : 2012/17303
KARAR TARİHİ : 20.11.2012

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –

Davacı vekili, taraflar arasında yapılan işletme sözleşmesi uyarınca, davalının müvekkiline ait ürünleri 07.07.2009 tarihine kadar tesisinde satmayı ve sözleşmeye konu ürünleri başka bir yerden temin edip satmamayı taahhüt ettiğini, davalının yükümlülüklerine uymaması halinde 100.000-USD cezai şart ödeyeceğinin kararlaştırıldığını, ayrıca davalının başka kaynaklardan petrol ürünleri tedarik etmesi halinde, müvekkilinin bu durumun tespit edildiği her seferinde 500.000-USD cezai şarta hak kazanacağının düzenlendiğini, yapılan ariyet sözleşmesi uyarınca birtakım malzemelerin davalıya verildiğini, ancak davalının 25.12.2007 tarihinde bir ihtarname göndererek yakın çevresinde başka istasyonların açıldığını, bunun yanısıra işletme sözleşmesinin süre ve münhasırlık yönünden 4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanun’ a aykırı olduğunu belirterek sözleşmeyi haklı olarak feshettiğini bildirip başka bir şirkete ait petrol ürünlerini satmaya başladığını, oysaki işletme sözleşmesinin 2002/2 sayılı Tebliğe göre revize edilip kurumun onayının da alınmış olduğunu, taraflar arasındaki sözleşmede müvekkilinin yeni bayilikler açma konusundaki yetkisinin de açıkça düzenlenmiş olduğunu, müvekkilinin davalıya göndermiş olduğu cevabi ihtarnamede, feshin haklı nedene dayanmadığı ve geçersiz olduğunun bildirildiğini belirterek, sözleşmenin aynen ifasına ve sözleşmenin yerine getirilmemesi nedeniyle ticari temerrüt faiziyle birlikte şimdilik 20.000-TL zararının tazminine, ariyet verdiği malzemelerinin tarafına iadesine, sözleşmede kararlaştırılan cezai şart bedelinin de ticari temerrüt faiziyle birlikte şimdilik 10.000-USD’ sinin tazminine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının aktif husumet ehliyetinin olmadığını, zira sözleşmenin tarafı olmadığını, feshin bozucu yenilik doğuran bir hak olması nedeniyle muhatabına ulaşmakla hüküm ifade ettiğini, müvekkilinin ihtarnamesinin davacıya 26.12.2007′ de tebliğ edildiğini ve bu tarih itibariyle feshin gerçekleştiğini, işletme sözleşmesinin 2002/2 sayılı Tebliğ kapsamı dışında kaldığını, 4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanun’un 4. maddesine aykırı olduğunu, davacının hakkını kötüye kullanarak müvekkiline yakın yerlerde yeni bayilikler verdiğini, davacının ihtarnameye rağmen ariyet olarak verdiği malzemeleri teslim almadığını, bu nedenle mahkeme kararıyla belirlenen yere tevdi edildiğini, hukuken mevcut olmayan bir sözleşmenin ifa edilmemesi nedeniyle oluşan zarardan sözedilemeyeceğini, cezai şartın fahiş olduğunu ve tenkisi veya iptalinin gerektiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, davacının davasının kabulü ile 593.323,09-TL kar kaybından -taleple bağlı kalınarak- 20.000-TL’ sinin, 100.000-USD cezai şarttan taktiren ½ oranında tenkisi ile belirlenen 50.000-USD cezai şart miktarından -taleple bağlı kalınarak- dava tarihi itibariyle 10.000-USD’ ye karşılık gelen 12.600-TL’ sinin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiş, hüküm her iki taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
Davalı, sözleşmeyi … firması ile imzaladığını, davacıyla aralarında imzalanmış sözleşme bulunmadığını, bu nedenle davacının dava açamayacağını belirterek davanın reddini istemiştir. … firmasının kısmen bölünmesiyle … Petrol A.Ş. adında oluşan davacı şirket tarafından bu dava açılmıştır. Dava konusunu oluşturan sözleşme ile ilgili malvarlığının kısmi bölünme sonucunda davacı şirkete devredilmesi halinde davacı şirketin aktif husumete ehil olduğu kabul edilmelidir. Dosyaya 05.07.2006 tarihli Ticaret Sicil Gazetesi sunulmuş ise de, sözleşmenin 14. maddesinin altında yeralan devre konu malvarlığıyla ilgili listede dava konusu sözleşmenin bulunup bulunmadığı araştırılıp sonucuna göre davacının aktif husumete ehil olup olmadığı konusunda bir karar verilmesi gerekirken, davalının itirazına rağmen olumlu ya da olumsuz bir karar verilmemesi isabetsiz olup bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin harcın istek halinde iadesine, 20.11.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.