Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2013/10700 E. 2013/17222 K. 05.11.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/10700
KARAR NO : 2013/17222
KARAR TARİHİ : 05.11.2013

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki hakem kararının tenfizi davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

– K A R A R –

Davacı vekili, İngiltere’de verilmiş “11.06.2010 tarihli Hakem Kararının” tenfizine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili, davacının MÖHUK’un 48/1. maddesi uyarınca teminat göstermek zorunda olduğunu, taraflar arasında geçerli bir tahkim sözleşmesinin bulunmadığını, müvekkilinin tahkim prosedüründen haberdar edilmediğini, davacının aynı bedeli mükerrer tahsil etmeye çalıştığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, davacıya yabancı olması nedeniyle 1 aylık kesin süre içinde dava konusunun %15’i oranında teminat yatırması için uyarıda bulunulmasına rağmen teminat göstermediği gerekçesiyle davanın usulden reddine karar verilmiş, kararı taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1-5718 Sayılı Milletlerarası Özel Hukuk Ve Usul Hukuku Hakkında Kanun’un 48’inci maddesine göre, “Türk mahkemesinde dava açan, davaya katılan veya icra takibinde bulunan yabancı gerçek ve tüzel kişiler, yargılama ve takip giderleriyle karşı tarafın zarar ve ziyanını karşılamak üzere mahkemenin belirleyeceği teminatı göstermek zorundadır.-(2) Mahkeme, dava açanı, davaya katılanı veya icra takibi yapanı karşılıklılık esasına göre teminattan muaf tutar.” Mahkemece, bu hüküm uyarınca yabancılık teminatı yatırması için davacıya verilen süre içerisinde teminatın yatırılmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir. Ne var ki Türkiye ile Amerika Birleşik Devletleri arasında teminattan muafiyete ilişkin karşılıklı bir fiili uygulamanın mevcut olduğu davacı tarafından iddia edilerek, bu konuda Adalet Bakanlığı Uluslararası Hukuk ve Dış İlişkiler Genel Müdürlüğü’nün muhtelif yazıları ibraz edilmiştir. Anılan kanun hükmü uyarınca, teminattan muafiyete ilişkin fiili bir uygulamanın bulunması hâlinde de mahkemenin davacıyı teminattan muaf tutması gerekeceğinden, davacının iddiası üzerinde durulup, ibraz ettiği deliller incelenerek, gerekirse bu konuda ayrıca araştırma yapılarak teminattan muafiyete ilişkin karşılıklılığın mevcut olup olmadığının tespitiyle sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme neticesinde yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın BOZULMASINA, bozma nedenine göre davalı vekilinin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin harcın istek halinde iadesine, 05.11.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.