Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2013/10837 E. 2013/13471 K. 10.09.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/10837
KARAR NO : 2013/13471
KARAR TARİHİ : 10.09.2013

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı 10.05.2013 tarihli ek karar ile hükmün vekalet ücretine yönelik fıkrasının davacı lehine tashihine karar verilmesine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

– K A R A R –

Davacı vekili, taraflar arasındaki bayilik sözleşmesinin davalı tarafından haksız olarak feshedildiğini, davalı uhdesinde bulunan davacının keşideci olduğu 24.438,67 TL ve 25.000 TL bedelli bonoların iade edilmediğini belirterek bonolar nedeniyle davacının davalıya borçlu olmadığını tespitine ve % 40 tazminata karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, ipotek resmi senedine göre davacının davalıya 130.000 TL borçlu olduğunu belirterek davanın reddine ve % 40 tazminata karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, toplanan delillere göre; dava konusu senet asıllarının davacıya iade edilmesi nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına, davacının tazminat talebinin reddine, mahkeme masraflarının davanın açılmasına sebebiyet vermesi nedeniyle davalı üzerinde bırakılmasına ve davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmiş, davacının vekalet ücreti yönünden maddi hatanın düzeltilmesi talebi üzerine 10/05/2013 tarihli ek karar ile hükmün vekalet ücretine yönelik fıkrasının davacı lehine tashihine karar verilmiş, tashih edilmiş karar davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece verilen 07/02/2013 tarihli gerekçeli karar taraflara tebliğ edilip süresinde temyiz dilekçesi verilmediğinden ilk karar kesinleşmiştir. Mahkemece davacının tashihi karar talebi üzerine duruşma açılarak 10/05/2013 tarihli karar ile daha önce davalı lehine hükmedilen vekalet ücreti davacı lehine değiştirilmiş olup HMK 305/2 maddesi uyarınca “Hüküm fıkrasında taraflara tanınan haklar ve borçlar tavzih yoluyla sınırlandırılamaz, genişletilemez ve değiştirilemez” hükmü gözetilmeksizin yazılı şekilde hüküm fıkrasının tavzih yoluyla değiştirilmesi usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle mahkemenin 10/05/2013 tarihli ek kararının BOZULMASINA, bozma nedenine göre diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin harcın istek halinde iadesine, 10.09.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.